02 Nisan 2026, 02:49
|
#1
|
|
|
aZze Hoş Geldin
Sen geldin
ama bu bir geliş değildi,
sanki içimde yıllardır eksik duran bir parça
adını bilmeden seni bekliyormuş.
Gölgelerin bile adını unuttuğu bir yerde
zaman ilk defa kalbimi denedi seninle.
Rüzgâr sana dokunmayı o gün öğrendi,
ben ise susmayı…
çünkü bazı güzellikler
ancak içinden geçilerek anlaşılır.
Ve ben seni ilk gördüğümde
hiç tanımadığım bir hatıraya ağlar gibi oldum,
çünkü bazı insanlar
geçmişten değil,
eksikliğimizden gelir.
Kalbim
senin yanında kendini ilk defa dürüst buldu,
saklanacak hiçbir köşe bırakmadın bana.
Anladım ki insan
en çok anlaşıldığında değil,
kaçamadığında aşık olur.
Gözlerin…
gecenin kendine anlattığı sır gibi,
ama bir uçurum değil
bir dönüş…
baktıkça kaybolmadım,
kendime vardım sende.
Ellerin bir şiirin en sessiz dizesi,
dokunsam bozulacakmış gibi,
ama değmeden de eksik kalan bir dünya gibi.
Seninle konuşurken kelimeler yetmedi,
çünkü dil yüzeyde kalanlar içindir,
biz susarak birbirimize değdik.
Ve korktum…
çünkü sen,
kaybetme ihtimalinin bile
insanı değiştirdiği o nadir şeylerdensin.
Sen “hoş geldin” demedin belki,
ama içimde bir kapı açıldı
ve anladım:
bazı insanlar geldiğini söylemez,
yerleşir.
Eğer bir gün gidersen…
ki hayat en çok kalanları değil,
gidenleri öğretir insana,
ben yine yaşarım belki
ama içimde hep
senin hiç dokunmadığın bir yer
acıyarak atar.
Şimdi buradasın,
ve herkes aynı gökyüzüne bakıyor,
ama ben başka bir mavi görüyorum.
Çünkü sen…
göğe bile yakışmayan bir renksin.
Ve bil
ben seni sevmiyorum sadece,
ben sende
kendimi bulmanın ağırlığını taşıyorum.
Çekme, Cennetimin Pencerelerine perde.
Kaldır! Göz kapaklarını
|
|
|
Alıntı Yap
|