![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Yirmilerinde hayaller seni gökyüzüne taşır,
Ne acı bilirsin ne de ağır kaygılar. Korkusuz yaşarsın, zirveyi hedeflersin, Gençliğin hep süreceğine inanırsın. Otuzunda, zamanın nasıl aktığını fark edersin, Çocuklarının elini tutarsın, onlara güven verirsin. Ailen hâlâ genç görünür, ama Saçlarına neden gümüş teller karışır? Kırkında, çocukların kendi yollarına gider, Her biri kendi hayalini, kendi kaderini çizer. Senin görevin onlara kanatlar vermek, Cesaretle yollarını bulmalarına destek olmak. Elli yaşında, geriye huzurla bakarsın, Zamanın ruhu nasıl dönüştürdüğünü anlarsın. Çocukların yorgunluğunu fark eder, Bazen hafızanın zayıfladığını gözlemler. Altmışında, adımların yavaşlar, Bedenin ağrır, düşünceler susar. Çocuklar ve torunlar, hayatın telaşında, Yine de seninle vakit geçirmeyi unutmazlar. Sekseninde, gökyüzüne bakarsın, Çocuklarının saçları da artık grileşmiştir. Hiçbir şey istemezsin, sadece sıcak bir kelime, Ve bankta oturup dostlarla edilen sohbetler. Yıllar tıpkı rüzgar gibi geçip gider, Hayat saçlarına gümüş teller işler. Ne yirmiler ne de kırklar geri dönecek, Ama çocuklarında ve torunlarında iz bırakacaksın. Onların hafızasında ışık ol, Rutinlerin neşeni almasına izin verme. Sevgiyle yaşa, çünkü onların gözlerinde, Gün batımında parlayan güneş gibi kalacaksın. Alıntı Bizi sevenler var sanmıştık , her biri mi usta oyuncuydular...
|
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|