![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Nereye kaybolduysak , bulup getirelim kendimizi. Yeni bir hikayeye başlamak için acilen getirelim , diyerek başlamış olalım güne/zamana
Mevzuyu ve mevziyi terk etmeden , esastan ve usülden yüzleşerek baştan alıp inşa etmek için düşbaşı yapalım. Dilek ağacına çizilen kalp anlamış hallerinden , yaralı ok anında anlamış , yaralarına söz geçiremeyen ağaç anlamış ama yanlış yaşayan ve yanlış yaşlanan lar anlamamış. Geçmişin ve kalbin yaşı sorulmazmış. Geleceği kaybedenler , kafileler ve kafiyeler halinde geçmişe gidiyorlarmış bulmak için. Ne var ki ; elleriyle koymuş gibi bulamıyorlamış, ne kendileirni ne de geçmişlerini. Rivayete göre , dili mühürsüz bir bilge yirmi dört ayar bir soru cümlesiyle yollarını kesip ; Geçmişinizi yolda görseniz tanırmısınız ? demiş. Cevap yerine birbirlerinin gözlerine ve dışlarına bakmışlar. İçlerine ve düşlerine bakmak hiç birinin aklına gelmemiş. Bütün ile parçayı , yerel ile evrenseli , imge ile gerçeği, sanat ile siyaseti yanlış ilikleyen fosmodern muhtelifler ; Diyalektik bütünlük ve büyün anlatılar öldü ! Yaşasın parçanın keyfi ! diye heceleyerek ve hicv ederek geçmiş yanıbaşlarından insanın. Kendini şiir sanan masala göre , son düzlükte yeni bir başlangıcın acemeleriymişiz. Masal bu ya ! Sonunda edei ipsiz bağlayıp teslim almak isteen söylem savaşlarına karşı , bulundukları zamandaki ve yerdeki hava koşullarına karşı, İplerni, geçmişleirni, geleceklkerini, cümlelerini birbirlerine sıkıca bağlamışlar. Muratlarına erip ermedikleri , okular hariç kimseye malum degilmiş. Karalama defterimden.Saygılar. |
|
|
Alıntı Yap |
| Bu Makaleyi Görüntüleyen Şu Anda Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Kayıtlı Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|