![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
'türkü'
Benim hiçbir zaman şapkam olmadı ne beyaz ne kara sevmediğimden deyip geçiyorum. Geçsem iyi-kara şapkalar çalıyorum düşlerimde Kaç çocuksu yakalıyorum kara şapkalar altında beni Sonra nasıl yoruluyorum,anlatamam Sevmediğimden deyip uyanıyorum Bakıyorum benim saçlarım hiçbir zaman olmamış ne beyaz, ne kara sevmediğimden deyip ıslık çalıyorum. Sen hep orada acı ışıkta dursan,kendiliğinden güzeldi Birden kim dedi yüreğime yürü Birden niçin benim hiçbir zaman şapkam olmadı Ya beyaz, ya kara. sen hep bir denize karşı oturuyordun Sen yine aynı denize karşı mı oturuyorsun Bben sustuğuma karşı oturuyorum Seni bana bağırıp,benim diyorum Benim hiçbir zaman şapkam olmadı Ne beyaz, ne kara. 'ağıt' Hep bir yerlere gidecekmiş gibi yaşadı: Düzendışı,okunaksız,tedirgin. Bir gün baktı ki bu dünya göze-göz dişe diş; Bir gün baktı ki bu dünya yaşanmayacak kadar güzel. Silip ak kagıtlara yazılmış sabahlarını, akşamlarını, Bir büyük deniz düşünerek sustu. Artık sana şiir yok.Artık hiç kimselere yok. Şimdi bir nehirde gidiyor kara şapkası -dönüş' Deniz bağırıyorum bir nehir odasında ve ben neden buradayım Sular,sebepler dokuyorum:büyüsem büyüsem insanı Sonunda şapkasızlığım oluyor hepsi Şapkasızlığım oluyor sebeplerden hiçbiri Sadece ben üşüyorum herkesleri Herkesler bir üşüse bilirmisin n'olucak kendini Sebeplerin hiçbiri Büyük harflerle yazılmış bir avuntu şimdiler Varmakla olmanın arası küt ve güneşleniyor Bir eski bahar donanıyorlar gelmedikleri teoreme Donanıp gecenin sonuna kadar soluyorlar -menekşelerini suya koymamışım onlarda soluyor- Ama niye eski donanıp bahar soluyorlar bilsenize Ben biliyorum da ne,olmakla varanın arası Ben gittim de daha mı iyi,hanisiniz Sen nasılsın göremiyorum,bir türlü sen değildin o Önümde yosunlar ve yosunlar Eğer hala varsan eğer haydutsam sana kara şapkalı No'lur emanetçiden kitaplarımı al Git suya koy menekşeleri Ocakta gaz olacak çayı hazırla Kara esvabımı sandıktan çıkar şapkasız da giyerim Saçlarını omuzlarına bırak: öyle daha Kapıyı açtın mı bir denizle ordayım Bir denizle: ne beyaz ne kara 'öykü' Döndüm insanı yağmurda unutmuşlar çürüyor bir nedeni olacaksa ben bulamadım. Emanetçiyi de bulamadım ykılıp gitmiş olanların en güzel olanı bu kitaplarım hiç olmayacak artık. Odamı güneş kuşanıp,taramış rüzgar duvardaki resmin ve ne kadar mümkünse o kadar solmuş menekşelerin kara esvabımı toz bürümüş: sana bir şeyler olmuş anlıyorum değil mi ki benim hiçbir zaman şapkam olmadı demişim hiç solmayacak menekşeler düşündüm sana. Tuhaf gelir mi bilmem penceremde nar çicekleri bakıyorum her sabah. Nedense ne zaman bakıyor olsam:hep sabah Sanki ben hiç gitmedim,sen hiç gitmedin sanki -gitmedin mi,bu kıyamet neden- çok çektin biliyorum bağışla Ben bir türlü buradan olamadım. ne var ki kendim için kovalamıyorum kendimi Nereye gidersen git,ama nasılsan öyle kal insana saygını yitirme olur mu dünya yaşanacak kadar güzel daha güzel olacak inanaıyorum kolay bitmiyor insan. Bbir taş gücüyleyim nerdeysen sensizliğe yıkımlara umuda. Nasılsan- olur mu Ben bir türlü buradan olamadım bir deniz atıyla gidiyorum kitapsız şapkasız gidiyorum gidiyorum her sabah. sabah mı 'ağrı' Bir durma hiçlik götürüyorum,çizdiğim mutluluğa, çarşılardan (bir afrika,bir gökovaları gibi yalnız) Her adım,bir insan daha deliirip yaşanandan Nar çiçekleriyle giden bir nehir yanarak Ne suya baksam,bir deniz görüyorum,elişi kağıttan (en eski kalyonları ve denizatlarıyla) Sonra yalın bir çığlığı suratıma kapatıp,çocuklardan Uzun uzun gitmekleri,bir bir boğarak içimde Sabahları mrdiven saçlı,bir uzak kızın,yağmur elli resmine doğru Büyük ve kalın seslerimle türküleyip bir mısraı Şapkam sensin diyorum,beni haydut, Beni bu taş beyinli kentlerde isa kızdıran- Biliyorum,meryem'i yutturmak,öldükte,anam adı öyküsü Oysa babam,ağır ve nasırlı elleriyle bir feodal Direndikçe kentsoylu çizgilere karanlığında Benim ötemdeki bir ben karalandım Şimdi o atlı karınca,feneralaylı kalabalıklaımı verip Nar bahçelerine giden bir nehre bakarak Biraz daha ölmek alıyorum bize bıraktıklarından Biraz daha çarmıh-kanımla büyütmeye Kimbilir belki bir şey var,bize demeye yetmedikleri Kimbilir belki de gitmek sadece Bir var ki kan tutması gibi bir sıkıntı Ve hala gidiyorum,bir pencereden bir pencereye Aam en iyisi sen gel bütün kapıları kapattım Pencereleri de kapatırım,atlaslrı da İnsan zaten kapanmış- Menekşeler aldım,gözleritoprak bir çocuktan Oturur onlara bakarız,ihtiyar ellerimizi bir yana koyup Oysa ne güzeldiler doğduklarında,umduklarından Ve ağır,nasırlı elleriyle,bir feodal beyi babam- 'manzume' Kapıları kapatıp gül-gülistandır yaşanan dedim fesleğenler dedim,kuşkonmazlar dedim,pencereme, olmadı bir ille siyah,ben hariç,ibrahimlerin unuttuğu altıyüz rakamlı bir şarkı,senin anlayacağın dedeefendili,hafızpostlu,udibilmemkimli bir deaksimlerde meydanlarda semai dönüyorlar horoz oğlu horoz kurdukları hizalandıkları saat hacıyağı yıkanıp lökleşiyorlar modern koltuklara büyük harflere ar cızıktırıyorlar günlükleri- Aslında canım sıkılmıyor,ne etseler ne kadar ibrahimseler o kadardırlar böyle başa,böyle yediverengülü dünyayı bir öküz öyküsüyle karıştırıyorlar da ondan oturup gazozlar içiyorum üstüste ferahlamıyorum ama zurnada peşrevim artık. 'saga' Ansızın bütün limanlarda birden görünecek Bir beyaz kalyonla Uzak değil diyecek,uzak değil Bir insan yüreği kulaçta. Ansızın bütün limanlarda birden görünecek Bir beyaz kalyonla Hadi bırakın diyecek,bırakın bunca yaşanmayanı Hadi hep beraber insana. Ansızın bütün limanlar birden yitecek Bir beyaz kalyonla Kurtulduk diyeceğiz,kurtulduk bütün... ve ansızın... 'harlem noktürn' -a- Sevmek bir yerlerdeki sabah galiba Beni bir türlü oraya götürmediler İşte herşey açık seçik Bu sensin -ama bir nereye kadar sensin,bilmiyorum- Sen deyince,bir yerlerden kar yağıyor gibi Zanzibar'a bir bilet çalınmış diyorlar Bir yitik çocukarıyorlar limanda - Sen mi söyledin ben mi çiziyorum: Bir gün insana bayramlarla çıkmışsın evden -akşamları yine geliyormuşsun yine üşüyormuşsun güneş düşünüp- Ama dönmemişsi hala, Dışarda ne oldu söylesene Niye böyle gitmek olmuşsun Ben anlamadım ki seni anlıyorum Gözlerindeki bu siyah ondan Bunlar onların hesapları: hiç bitmiyor Aynı elleri,aynı kalemlerle: beyaza sığınmışlar aynı kalemlerle eşit yazdıkları Güçleri asfalt ormanlarda yalnızlığıma var Güçleri,açlığımdan insan Bunlar da benim ellerim Bir uazun kartacadan beri üşüyorlar Kısık bir siyahı utanıyor suratım, bir nerde beyaz Bir orda suç ve halem hıçkırıyorum Acı bir deniz birikiyoorum: jazz Bir bir birikiyorum bu adamları -b- Sevmek bir yerlerde ki sevmek galiba Bu karanlığımı oraya götürmüyorlar N'olur öyle uzak bakma Sen al götür beni Bu suratımı sakla Bana yeniden anlat insanı Bu değil de yanılıyoruz de Bitecek bu hesaplar -c- Haydi eve gidelim Haydi insana Bayramlara. Yılmaz Gruda |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|