![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
KÖPEK..
Kel alaka gibi dursa da "köpek" ve "köpük" sözcüklerinin de etimolojik ilişkisi var. Her iki sözcüğün de kökü 'köp-'tür ve bu kök 'şişmek, kabarmak, irileşmek' anlamlarına gelir. Köpek sözcüğü modern Türkçeye 15. yüzyılda, muhtemelen Kıpçak Türkçesinden geçmiştir. Köpek sözcüğü Kıpçakçada kabarmak, irileşmek anlamlarına gelen "köp-" fiilinden gelir. Köpeklerin saldırganlaştıklarında tüylerinin kabarması ve daha iri görünmelerinden yola çıkarak bu hayvanın isminin 'köp-' kökünden nasıl türediğini anlayabiiriz.Sondaki "-ek" eki ise küçültme anlamı katar. Köpek sözcüğü yerleşmeden önce Türkçede "'ıt'" [sic] sözcüğü aynı anlamda kullanılıyordu. Orhun Yazıtlarında da geçen ıt sözcüğü hâlen halk ağzında ve çeşitli yörelerde "it" şeklinde yaygın olarak kullanılmaktadır. TAVŞAN.. 'Tavış(mak)', seğirtmek(hızla koşmak) anlamındadır. '-gan' ise fiilden isim yapan bir ek. 'Tavışgan', günümüze kadar tavşan olarak evrilmiş. Eski Türkçede "tabışgan" biçimindedir. Tabışgan sözcüğünün kökenlemesi şöyledir; tavşan<tav-ış-an<tav-ış-gan<tab-ış-gan Eski Türkçede tabışmak "koşmak, sıçramak, zıplamak" anlamındadır. Bu sözcüğe gelen -gan eki, eyleme 'o işi sürekli yapan, alışkanlık edinen' anlamı katmıştır. KARTAL.. Kartal ismi, Türkçe kökenli bir isimdir ve doğrudan doğruya yırtıcı bir kuş türü olan "kartal"dan gelmektedir. Eski zamanlarda kartal, Güneş ve Gök-Tanrı'nın sembolü sayılmıştır. Kartal ile Gök-Tanrı arasındaki bağ esasen mitolojik bir motif olan Dünya Dağı teriminden kaynaklanmaktadır. Orta Çağ Türkçesindeki karta (=tırmalamak) sözüyle bağlantılı olabilir. Kürtçe ķertal, Azerice gartal. Türkçeye akraba dillerde genellikle bürküt veya bürgüt denilmektedir. ZÜRAFA.. Türün bilimsel ismi olan Camelopardalis kelimesinin kökeni Grekçeye dayanmakta olup, bu dildeki deve ve leopar sözcüklerinin birleşimi ile oluşturulmuştur. Camelopard, İngilizcede ilk 14. yüzyılda gözükmüş, ancak kullanımı günümüzde arkaik bir hale gelmiştir. Birkaç Avrupa dilinde bu şekil kayıtlara geçmiştir. Latince zürafa ne demek? Zürafa (Giraffa).. Osmanlıca zürefa ne demek? Arapça ẓrf kökünden gelen ẓurafāˀ zarifler, kibarlar” sözcüğünden alıntıdır. Zürafa sözcüğünün dayandığı bilinen en eski kökeni Arapçada yer alan zarāfah kelimesidir ve bu sözcük "hızlı-yürüyen" manasına da gelmektedir. Bu kelimenin türevleri, İtalyancada giraffa olarak 1590'larda, Orta İngilizcede jarraf, ziraph ve gerfauntz, Fransızcada giraffe olarak geçmektedir. Türkçeye ise 15. ve 16. yüzyılda girmiştir. DEVE.. Eski Türkçe tebē sözcüğünden evrilmiştir. "Deve" kelimesi Türkçe'de doğrudan doğruya hayvan olan deveyi ifade eder. Etimolojik olarak, kelimenin kökeni Türkçe'ye Orta Türkçe döneminde girmiştir ve muhtemelen daha eski bir Türk dilinden gelmektedir. Türkçe’nin çeşitli lehçelerinde devey, tevey, teve, tive, dive, töve ve tebe gibi şekillerde görülür... MARTI.. İtalyanca martin pescatore “balıkçıl kuşu” deyiminden alıntıdır. Bu deyim Latince maritimus “denize ait, denizci” sözcüğünden evrilmiştir. Latince ‘mare’ deniz demektir.. Martī/Martīn "bir deniz kuşu" [ Evliya Çelebi, Seyahatname (1680 yılından önce). GÜVERCİN.. Güvercin kelimesi "gögermek" yani mavileşmek, gökyüzüne doğru gitmek ve gökyüzünün rengini almak anlamına gelmektedir. “Güvercin” sözcüğü de “gök”ten türeyenlerden biridir. Şöyle ki: Eski ve Orta Türkçede “gök” sözüne eklenen “-Er” eki, bu sözcüğü “göğer-” hâline getirip ona “gök rengini almak” anlamını katmıştır. Eski Türkçe kögerçin veya kögürçin “güvercin” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe köger- “mavileşmek, göğermek”..den gelmiştir.. YILAN.. Türkçedeki yılan kelimesinin kökeni Çincede aynı anlama gelen "lung" kelimesidir. Batı Dillerinde yer alan long (=uzun) sözünün yılan sözüne temel oluşturan Çince lung ile ne denli bir münasebet içinde olduğu henüz belirlenebilmiş değildir. Çok önceleri yalnızca ‘ejderha’ olarak bilinen Çince lung sözü zamanla Türkçede -lan şekliyle bir kısım hayvan adlarında son ek olmuştur: yılan, aslan, kaplan, sırtlan, küheylan gibi. Yakutçadaki sul (=sürünmek) sözcüğüyle Türkçedeki yılan sözcüğündeki yıl sesini ‘sürünmek’ karşılığında belirterek söz konusu sözcüğü -an veya -gan son ekleriyle açıklayanlar da bulunuyor.. Oysa bu belirlemeyi yapanlar Türkçede hayvan adlarında yaygın olarak kullanılan -lan son ekini görmezlikten gelmektedirler. Bununla birlikte Kıpçakçada ‘sürünmek’ karşılığında yıl sözcüğü bulunuyor. Yılan sözcüğündeki yıl sesini Kıpçakçadaki yıl (=sürünmek) sözcüğüyle ilişkilendirsek bile sondaki -lan ekini yıl-lan (=sürünen hayvan) gibi bir biçime iliştirmek daha uygun sayılabilir. BALİNA.. İtalyanca balena veya Fransızca baleine “denizde yaşayan büyük memeli” veya ''dev balık''sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen balaena sözcüğünden evrilmiştir. YUNUS.. Yunus ismi, Arapça kökenli olup "deniz memelisi" anlamlarına gelir. Ayrıca, İslam dininde önemli bir peygamber olan Hz. Yunus'un adıdır. Yunus Peygamber, balık tarafından yutulması ve sonra kurtulmasıyla bilinir. İncil’de Yonas adıyla anılmaktadır. Dünya dillerinde, Yuannes, Johannes, İonnas, vb şekillerde yer almaktadır. İbrânîce Yonah (güvercin) kelimesi Grekçe’ye Ionas, Arapça’ya Yûnus, Batı dillerine Jonas ve Jonah şeklinde geçmiştir. Bir diğer teoriye göre ise ; İbranice yona/yonah (=güvercin, kumru) sözünden kaynaklanmaktadır. Yunancaya İona/İonas şekliyle geçmiştir. İncil’de Yonas adıyla anılmaktadır. Bu ad Yunancaya İonas olarak geçiyor ve güvercin anlamını kaybederek düz ad oluyor. Ardından Arapçaya Yones/Yunus olarak geçiyor ve burada yine yalnızca ad anlamı kalıyor. KEDİ.. Türkçede hem kedi hem de pisi kelimesi kullanılmaktadır. Kedi sözünün Ermenice gadu/katu veya Rumca gati (=kedicik, kedi) sözlerinden Türkçeye geçmiş olması mümkündür. Türkçeye muhtemelen Arapçadan geçen kedi adı neredeyse evrenseldir ve pek çok dilde aynı sözcüğün varyasyonları şeklindedir: İngilizce cat, Bulgarca kotka, Lehçe kot, Arapça qitt (erkek kedi) vs. Kedi sözcüğü muhtemelen Avrasya (Hami-Sami) kökenlidir. Buradan Latinceye ve diğer Avrupa dillerine yayılmıştır. SİNCAP.. Farsça aynı anlama gelen sincāb سنجاب sözcüğünden alıntıdır. İlk olarak 1327'de kaydedilen sincap kelimesi , Eski Fransızca escureil'den gelen Anglo-Norman esquirel kelimesinden türemiştir ; bu da Latince sciurus kelimesinin yansımasıdır ve bu kelime de Antik Yunanca ( skiouros ; σκιᾱ́ ('gölge') ve οὐρᾱ́ ('kuyruk') kelimelerinden türemiştir. Eski Türkçedeki teyeŋ “sincap” sözünün Orhun Yazıtları’ndan günümüze Türk lehçe ve ağızları ile Türkiye Türkçesi ağızlarında geçirdiği ses ve anlam değişiklikleri ile Türkiye Türkçesi ağızlarındaki uzantıları ve anlamdaşları olmuştur.. Tokat'ta hâlâ Teyin denılır.. Bu sözcük Göktürk anıtlarında Teyin diye geçer. En eski hali bu sanırım. Teyin-sincap. Bartin da çökelez deniliyor. Boluda çekeleviz deniliyor.. Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir...(Atatürk )
|
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|