IRCForumu.ORG

IRCForumu.ORG (https://www.ircforumu.org/)
-   Merak Ettikleriniz (https://www.ircforumu.org/merak-ettikleriniz/)
-   -   Aklımda ki Çengel Bulmaca.. (https://www.ircforumu.org/merak-ettikleriniz/141186-aklimda-ki-cengel-bulmaca.html)

Lorena 11 Mart 2025 15:12

Aklımda ki Çengel Bulmaca..
 
KOLONYALİZM..
Sömürgecilik demektir..

Neo Kolonyalizm..Yeni Sömürgecilik..
Dogrudan askeri kontrol veya dolaylı siyasi kontrol yöntemleri yerine Kapitalizmi..Küreselleşmeyi ve Kültür Emperyalizmini kullanma pratigidir..
Kolonyalizm terimi, yeni bir yere yerleşen, fakat anayurtla bağlarını koruyan
topluluk anlamına gelen “colonia” kelimesinden gelmektedir.
Terimin kısaca tanımı ise başka insanların toprakları ve mallarının fethedilmesi ve denetlenmesi şeklinde yapılabilir.

İki temel kolonyalizm tipinden bahsedilebilir:
Kapitalizmin gelişim aşamasındaki serbest rekabete dayalı eski tip kolonyalizm ve Sanayi Devrimi ile kapitalizme dayalı yeni tip kolonyalizm Özellikle yeni tip kolonyalizm, klasik kolonyalizm ve emperyalizm arasında bir konumdadır, yani kolonyalizmden emperyalizme geçiş dönemidir denilebilir..

Klasik anlamda eski tip kolonyalizm, güçlü bir ülkenin doğrudan bir toprağı eline geçirmesi ve burayı kendi kolonisi haline getirmesi durumunu ifade etmektedir. Burada aşikâr olan bir tahakküm ve sömürme durumu söz konusudur. Çünkü kazanılmış toprağın kaynaklarından yararlanma, doğrudan bir el koymayla sağlanmaktadır.
Ancak bir yer eğer koloni haline getirilmişse, bu coğrafyaya kendi toprağı gözüyle bakma gibi bir durum söz konusu değildir. Burada sadece el altında tutulan ve amaçlar doğrultusunda,faydalanmak için kazanılmış bir toprak vardır.
Yeni tip Avrupalı modern kolonyalizmin ifade edilmesinde ise klasik kolonyalizmde var olan, başkalarının toprak ve mallarının fethedilmesi ve denetlenmesi durumunun vurgulanması yetersiz kalmaktadır. Modern kolonyalizm her ne kadar tarihteki imparatorlukların fetihlerinden esinlenmiş olsa da etkilerinin çok farklı yönleri bulunmaktadır.

_PostKolonyalizm_
Sömürgeciliğin bıraktığı mirası sorunsallaştıran bir dizi felsefi, sosyolojik, psikolojik, edebi teoriyi içine alır.
Postkolonyal teorisyenler, dünyanın batılı ve batılı olmayan bölgelere ayrıldığını ve mevcut dünya düzeninin, Avrupa ülkelerinin kolonizasyon süreci yoluyla üçüncü dünya ülkeleri üzerindeki hâkimiyetlerini geniş- letmesine yol açan eşitsizliğe dayandığını savunmaktadır.

Brittle 11 Mart 2025 15:17

Kendilerinden daha geri kalmış, daha güçsüz gördükleri ülkeleri hem siyasal hem ekonomik anlamda kendi esaretleri altına alıp sömürge haline getirmek ,toğrağına toprak gücüne güç katarak yayılma isteğinden başka bir şey değil.. Güçlünün zayıfı ezdiği bir düzen başka bir şey değil..

Lorena 11 Mart 2025 15:41

Aklımdaki Çengel Bulmaca..
 
DEKOLİNAZASYON..
Bir devletin, bir başka ülke halkı ve kurumları üzerindeki kontrolünü sona erdirmesi. Diğer bir deyişle sömürgeciliğin sonlandırılmasıdır.
Politik ve kültürel anlamda gerçekleştirilebilir. Bu Kavram özellikle I. Dünya Savaşı'ndan önce kurulan sömürge imparatorluklarının parçalanması için kullanılır.

Sömürgeciler sömürdükleri halkların kendi kendilerini yönetmeye henüz hazır olmadıkları varsayımı üzerine meşruiyetlerini kurmuşlardır.
Fakat yaptıkları açıklama sömürgeleştirilmiş halkların eğitilmesini ve kendi kendilerini yönetebilir hale gelmesini de öngörüyordu. Bu olgunlaşma süreci sonucunda sömürülen halklar bağımsızlıklarını kazanabileceklerdi.
Dekolonizasyon kavramı 1930’larda bütün bu süreci tanımlamak üzere ortaya atılmıştır.
Fakat söz konusu yıllarda Avrupalıların dekolonizasyonu ucu açık ve sonu belirsiz bir süreç olarak görmeleri ..kavrama yeterince önem verilmemesine neden olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı ile birlikte sömürge devletlerin bir bir bağımsızlıklarını kazanması kavramı yeniden gündeme getirmişse de bu sefer yeni bağımsızlık kazanan milletlerin düşünürleri bağımsızlığı sömürülen milletler tarafından zorla kazanılan değil de sömürgeciler tarafından lütfedilen bir şeymiş gibi gösterdiği gerekçesi ile kavrama itiraz etmişlerdir.

Bununla birlikte 1940’larda başlayan ve 1997 yılında nihayete erdiği düşünülen sömürge devletlerin bağımsızlıklarını kazanma süreci, bugün sosyal bilimlerde dekolonizasyon süreci olarak anılmaktadır.

Dekolonizasyon süreci ilk emarelerini iki dünya savaşı arasında göstermiştir. Her ne kadar sömürge imparatorlukları bu dönemde en büyük fiziki sınırlara ulaşmış olsalar da siyasi meşruiyetlerinin sorgulanmasının önüne geçememişlerdir.

İngiltere’nin uzun yıllar Hindistan’ı, Fransa’nın Cezayir’i yönetmesi; İspanya’nın bugünkü Meksika, Şili, Peru, vs. gibi Latin Amerika ülkelerini yüzyıllarca yönetmesi, kolonileşmeye örnektir.
Ancak zamanla koloniler bağımsızlıklarını ilan ederek kendi başlarına birer devlet statüsünü kazanırlar.
Bu sürece dekolonizasyon denir..
Afrika’da dekolonizasyon, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası (1945’lerde) başlayıp 1970’lere kadar devam etmiştir. Zimbabwe 1980 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazanarak dekolonizasyon sürecini en geç tamamlayan Afrika ülkelerinden biri olmuştur.

Ulusal bağımsızlık anlamında dekolonizasyon tamamlanmış olarak görülse de bir çok ülkede; sürecin başlarında arzulanan “siyasi bağımsızlık, ekonomik serbestlik ve kültürel yenilenme” hedeflerine ulaşılamamıştır.
Dahası insanları hızla birbirinden uzaklaştıran ama aynı hızla da gönülsüz bir şekilde bir araya getiren küreselleşmenin hakim olduğu dünyada bu hedeflerin ne kadar gerçekleştirilebilir olduğu tartışma konusudur.

Ama tarihle yüzleşmekten korkmadan.. geçmişin bugüne etkilerini tespit etmek, kendilerine ait yeni bir politik felsefeyi ve açılmış yaraların tedavi yollarını bulmak eski sömürge ülkelerinin halklarının görevidir.

Brittle 11 Mart 2025 15:58

Bu defa da sömürgeye alışmış ülke kendi bağımsızlık sancıları ve geride kalanla ayakta tutunma çabaları, yeniden bir oluşum vs bir sürü sıkıntı..

Lorena 11 Mart 2025 16:14

İnanın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] araştırırken..okurken bile ruhum sıkıldı..
Ki uzun da tutma istemedim paylaşımlarımı ..çoğunu o yüzden koymadım..sıkılmadan okunabilmesi adına..

Brittle 11 Mart 2025 16:25

Alıntı:

Lorena Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 539870)
İnanın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] araştırırken..okurken bile ruhum sıkıldı..
Ki uzun da tutma istemedim paylaşımlarımı ..çoğunu o yüzden koymadım..sıkılmadan okunabilmesi adına..

Düşüncene sağlık nahifim kanayan bir yara işte.. Ne söylersek eksik kalıyor.. O ülkelerde yaşayan halk çekiyor acısını da çilesini de..Bir kez daha binlerce teşekkür Atama...

Lorena 11 Mart 2025 16:41

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] :alkis:
:atam

Lorena 11 Mart 2025 21:43

BİLİŞSEL UYUM..
Bireylerin tutumları, inançları, değerleri ve çevre arasında tutarlılık aradığını ve herhangi bir tutarsızlık olduğunda bunu azaltmaya yönelik bilişsel bir çabaya gireceğini savunmaktadır.
Buna göre, birey uyumsuzluk durumunda ya davranışlarını ya da düşüncelerini değiştirecektir; ayrıca tutarsız iletileri reddetme, kendi davranışlarını/düşüncelerini değiştirerek iletiyle uyumlu hale getirme ya da iletiyi önemsizleştirme yöntemlerini izleyerek denge konumuna dönmeye çalışabilir.
Aslen sosyal psikolojinin konusu olan Bilişsel Uyum Kuramı 1950’li yıllarda insanların algılarını anlama ve davranışlarını açıklamaya yönelik çalışmalarda ortaya çıkan en önemli kuramlardan biridir.
Kuram Bilişsel çatışma, Bilişsel tutarlılık ve çelişki kuramlarının yanı sıra kuramı ortaya koyan kişi olan ABD’li sosyal psikolog Leon Festinger’in ismiyle de anılmakta ve “Festinger Bilişsel Uyum Kuramı” da denmektedir.
Orijinal ismi “Cognitive Dissonance” olarak bilinir. Bu kuram “İletişim Modelleri” ve “Kitle İletişimi” konularını da ilgilendirmekte ve insan iletişimine yönelik ilgisi önemlidir.

Brittle 11 Mart 2025 22:06

Hiç bilmediğim bir konu imiş nahifim emeğine düşüncene sağlık :sarilan

Lorena 11 Mart 2025 22:11

Rica ederim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]:memnun:


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:30.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.