![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Yıkıntılı zamanlar olur değil mi İstemsizce yaptığımız duygularda Söylemeye değil Yüreğe döndüğümüz değil mi Hepimiz de bir sırat olur yeri geldiğinde Bazen o anlarda noktalamak gerekir çoğu şeyi Tuttuğun el olsun tutmuyosa seni Üzülmeden çekip gitmek değilmidir Suskun kaldığımız değil mi Bazı sebebsiz gözyaşlarında ağlıyoruz Siz bilirmisiniz sözleri Kafiyesi bile olmayan anlamı yüklendiği sözler İşte sözler arkasına saklanıyorum diyelim artık Belki yanlış olabilir Belki sözler yok olduğunda olabilir Kimsenin bilemiyeceği sözler değilmidir Kimsenin tesellisi olduğundan değil yada etmesinden Yılların biriktirdiği yorgunluk oldu Artık beden ne dayanır ne kala kalır Sözler kifayesiz demiştim ya Bazı imtihanlarında sonu getirdiği oldu herşeyin Baktığında ağladığın dostun mu var Yoksa Sırrını döktüğün can yoldaşın mı var Yanlız düştüğümüz bu kuyudan tutacak ele medet ummadan Doğruca yolun nereye değil Işığın nerde olduğuna gitmek gerekir İnsan şaşar beşer Seçer gider döker doldurur Lakin bu sefer çok ağır oldu Kaldıracağımız yük yükler mevlam Kulun dayanağı kalmayınca kala kalıe hee dem diyesinde Ne fayda kaldı geriye Şöyle baktığımda Yıpranmış hayaller yıkılmış can diyebiliyorum Bazınız gülüyosunuz Bazını alay ediyorsunuz Sizler demeyi çoktan bıraktım ben Bu hayat sillesi vurdu geçti diyecem Şimdi söylüyorum artıkın Kaldığımız değil, yıkıldığımız sözler de kaybolmanın vakti Derler nereye limanı belli olmayan arafa giderim Kalemi bırakır vesselam diyelim Kalan umudun değil, Kırık kalemimle yok olmayı Gözyaşının sel olduğu bir nevi Sözün değil baglamanın tesellisinde kaybolan fasıl Vesselam... Not: EZbere değil kağıdın derbenti kırdığı gemide liman olması misali.... |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|