![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Bugün bir şiir dinledim İçinde hasret olan, İçinde özlem olan, Hasretin içinde saklıydı o mağrur kırgınlığı Anlatıyor aslında içinde döktüğü o mısralarda Söylemek istiyor her defasında Kırgınım, Kırgınım diye O mağrur gözlerinde aslında huzur var kendisi göremiyor Çok bilmişlik yapıyor aslında Ama Gönlü biçare olmuş kalbin içinde saklıyor Yav neyin bu saklanmışlığı Boşvermiyoruz değil mi Bazen dilimiz bağlanıyor ya bu gönle anlatamıyor Çok güzeldi bazen mısranın sahibinin bir sebeble geleceğimi Anlatamazdım seni kusura bakma Çünkü beklediğim ummadığım zamanda geldin Bedenimi değil bi çare okuyuşumu anlattın bana Sözlerin kifayesiz kaldığını gördüm içim yok edercesine Söyle bana naif gül Benim baharın yeşilliğini mi gördüm Yoksa o masum yokluğumdaki cennetimi Hani bir yağmur vardı sadece senim hissebildiğin Hayal dünyasına değil Gerçek bir yağmur Onu bu güzel özetlemen beni benden aldı inan ki Tarifi yoktu anlatımın tesellisi Aşkı biçare düşen kaderin Tesellisinde kaybeden hayatın Çözümlemediği bir bulmacada saklı olduğunu Şiirler anlatıyor çoğu hayatı İşte benimde bir dostum var kalem İçinde onun hiç mürekkep olmadı Hiç yırtmadan kanatmadan yazmadı... Bu sefer ayrı yazıyor bu sefer benim bile bilemediğim bir mürekkeple Neydi mürekkep yada nasıl oldu Şimdi o şiiri duyunca mı Yada O şiiri okuyanın tesirinde mi kaldı aslında... Bilmiyorum Şimdi diyoruz değil mi Kalem mürekepsiz yazar mı diye Yine Saçmalıyor diye Kimin ne anlattığını bilemeden kalemdeki mürekkebi anlıyamaz ki Söylediğim sözlerin mi Yoksa sevdanın mı dillendiğini çözemedim... Şimdi diyeceksin bana mı gözün var. Gözüm olmaz ki sende Tutamam elini ki çünkü Kokluyamam o cennetin buram buram esintisini Şimdi beni anlat diyosun Seni nasıl anlatayım Ben hiç cennete gitmedim ki... O gözlerindeki cennet yeşilini nAsıl tarif edeyim. Şimdi saçlarının o ince zarif tellerine diyemem ki Gözlerimi kapadığımda esintisi geliyor diye Şimdi soruyorlar bize Neden Çok büyük bir soru Demiş ya şir Sen gidivermişsin Yerini gözyaşlarım almış Oysa ne sahici bir kuşak nede gökyüzü mavi Sadece yazdığımızla kaldık değil mi Susuz bir bedevi çölünde haykıramadığım ses sakladım... Halit bilgiçin dediği gibi; Hey gönlümün güzel öyküsü Bilsem nasıl özledim seni Yüreğimin sevda türküsü Ne olur çık gel özledim seni... Aslında özlem dediğimiz değilmiydi kalemin tesirinde kaldığı Hayatın oynadığı kalemde düşen bedbaht kaderde değilmiydi. Ansızın çıkıp geldiğin bir anda döktüğün sözlerde sakladım... Bilinmez dediğimiz çölün kanadın sadece... Yine anlatamadık değil mi Korkumuydu bu şimdi Seni anlatamadığım içimin kıpırtısımı anlamadım Sen içime kapanık kalan ol olur mu Fark etmiştin ya o özelliği Sen orda saklı olan kal olur mu Ömrü suzuz düşsede kalbim... Bir ağıtta bir türküde sakladım seni... Vesselam... Not: Kanadın değil göğün düşen güneş ışığı ile yeşilleşene döktüğümüz bir kaç kelam yine içe saklanarak.... |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|