Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06 Şubat 2022, 19:30   #1
Çevrimdışı
Kaf Dağı
5
Nick kopyalandı!
Standart Ansızın Gelen Güzel Gözlü...

Bugün bir şiir dinledim
İçinde hasret olan,
İçinde özlem olan,
Hasretin içinde saklıydı o mağrur kırgınlığı
Anlatıyor aslında içinde döktüğü o mısralarda
Söylemek istiyor her defasında
Kırgınım, Kırgınım diye
O mağrur gözlerinde aslında huzur var kendisi göremiyor
Çok bilmişlik yapıyor aslında
Ama
Gönlü biçare olmuş kalbin içinde saklıyor
Yav neyin bu saklanmışlığı
Boşvermiyoruz değil mi
Bazen dilimiz bağlanıyor ya bu gönle anlatamıyor
Çok güzeldi bazen mısranın sahibinin bir sebeble geleceğimi
Anlatamazdım seni kusura bakma
Çünkü beklediğim ummadığım zamanda geldin
Bedenimi değil bi çare okuyuşumu anlattın bana
Sözlerin kifayesiz kaldığını gördüm içim yok edercesine
Söyle bana naif gül
Benim baharın yeşilliğini mi gördüm
Yoksa o masum yokluğumdaki cennetimi
Hani bir yağmur vardı sadece senim hissebildiğin
Hayal dünyasına değil
Gerçek bir yağmur
Onu bu güzel özetlemen beni benden aldı inan ki
Tarifi yoktu anlatımın tesellisi
Aşkı biçare düşen kaderin
Tesellisinde kaybeden hayatın
Çözümlemediği bir bulmacada saklı olduğunu
Şiirler anlatıyor çoğu hayatı
İşte benimde bir dostum var kalem
İçinde onun hiç mürekkep olmadı
Hiç yırtmadan kanatmadan yazmadı...
Bu sefer ayrı yazıyor bu sefer benim bile bilemediğim bir mürekkeple
Neydi mürekkep yada nasıl oldu
Şimdi o şiiri duyunca mı
Yada
O şiiri okuyanın tesirinde mi kaldı aslında...
Bilmiyorum
Şimdi diyoruz değil mi
Kalem mürekepsiz yazar mı diye
Yine Saçmalıyor diye
Kimin ne anlattığını bilemeden kalemdeki mürekkebi anlıyamaz ki
Söylediğim sözlerin mi
Yoksa sevdanın mı dillendiğini çözemedim...
Şimdi diyeceksin bana mı gözün var.
Gözüm olmaz ki sende
Tutamam elini ki çünkü
Kokluyamam o cennetin buram buram esintisini
Şimdi beni anlat diyosun
Seni nasıl anlatayım
Ben hiç cennete gitmedim ki...
O gözlerindeki cennet yeşilini nAsıl tarif edeyim.
Şimdi saçlarının o ince zarif tellerine diyemem ki
Gözlerimi kapadığımda esintisi geliyor diye
Şimdi soruyorlar bize
Neden
Çok büyük bir soru
Demiş ya şir
Sen gidivermişsin
Yerini gözyaşlarım almış
Oysa ne sahici bir kuşak nede gökyüzü mavi
Sadece yazdığımızla kaldık değil mi
Susuz bir bedevi çölünde haykıramadığım ses sakladım...


Halit bilgiçin dediği gibi;
Hey gönlümün güzel öyküsü
Bilsem nasıl özledim seni
Yüreğimin sevda türküsü
Ne olur çık gel özledim seni...

Aslında özlem dediğimiz değilmiydi kalemin tesirinde kaldığı
Hayatın oynadığı kalemde düşen bedbaht kaderde değilmiydi.
Ansızın çıkıp geldiğin bir anda döktüğün sözlerde sakladım...
Bilinmez dediğimiz çölün kanadın sadece...
Yine anlatamadık değil mi
Korkumuydu bu şimdi
Seni anlatamadığım içimin kıpırtısımı anlamadım
Sen içime kapanık kalan ol olur mu
Fark etmiştin ya o özelliği
Sen orda saklı olan kal olur mu
Ömrü suzuz düşsede kalbim...
Bir ağıtta bir türküde sakladım seni...
Vesselam...




Not: Kanadın değil göğün düşen güneş ışığı ile yeşilleşene döktüğümüz bir kaç kelam yine içe saklanarak....






[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]













[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


 
Alıntı Yap