29 Temmuz 2024, 23:32
|
#1
|
|
|
Yaşanmış Örnek Hikaye
Babam ve ben diğerlerinden biraz farklıyızdır. Babam güzel sanatlar mezunudur ama gider fabrikada çalışır, bankada, ofis işlerinde. emlakçılıkla uğraşır... Kravatla kamyon tepelerinden mal indirirdim der hep bana. Evi çekip çevirecek kadar kazanır... Annem ve benim için kendi zevklerinden vazgeçmiştir yeri geldiğinde. Büyük bir çevresi vardır, doktoru, mühendisi, öğretmeni çok büyük saygı duyar babama. Biz de köy olmasa da küçük bir yerde yaşıyoruz. Beraber alışverişe çıktığımızda milletle selamlaşıp ayak üstü sohbet etmekten saatler sürer alışverişimiz... Benim çocukluğum hep sıkıntılı geçmiştir. Yaşıtlarımla anlaşamamışımdır. Okuldan şikayet, mahalleden şikayet... Hep zor bir çocuk olmuşumdur anlayacağınız. 21 yaşımdayım şimdi. Derslerim de kötü olduğundan üniversite sınavında çok başarılı olamadım. 2. başarısız denememden sonra Babamla ne yapalım ne edelim diye düşünürken karşımıza bir yurt dışı fırsatı çıktı, Romanyada bir okul. Çok pahalı değil, ondan bundan kıssak halledilebilir bi paraya olabilir bir şeydi. Ben de hep yurtdışı istediğimden yapalım dedik. Gittim. Her şey kötü gitti. Siz şanssızlık diyin ben Murphy diyeyim. Okulu, yurdu, şehri, insanları... Hepsi kötüydü. Bir de aileme olan özlemim vardı. Çok ağır bir depresyona girdim ordayken. Bir de üstüne Büyükbabamı kaybettik ben ordayken, cenazesine de gidemedim rahmetlinin. Kimse inanmıyor, gerçi biri gelip bana söylese ben de inanmazdım ama 30 gün boyunca uyuyamadım. Gözüme 1 saat uyku girmedi. Ara tatilde 1 aylığına Türkiyeye döndüm. Döndüğümde de hiç bir şey bıraktığım gibi değildi. 8 yıldır oturduğumuz evimizden çok daha kötü bir tanesine taşınılmış, taşınılırken benim eşyalarım kaybolmuş. yeni odamda rutubetten uyunmuyor falan filan. Depresyon ve uyku ilaçlarına başlandı. Aklınıza gelebilecek bütün uyku ilaçlarını denedim bir tanesi bile uyutmadı. Delirmek üzereydim uykusuzluktan. Öyle böyle 1 ay geçti, Romanyaya geri dönmem gerekiyordu. Babamla geldik İstanbula havaalanına... Beni uğurlarken babamı ilk defa ağlarken gördüm. "Oğlum" dedi "Ben hayatımda bi sen doğduğunda ne yapacağımı bilemedim, bir de şimdi. Doğduğumda ben nefes alamamışım, küveze koymuşlar uzun bir süre, o yüzden öyle diyor. Nefes alamadığımı fark eden de babamdır. "Camı kıracaktım vura vura zor bela fark ettirdim hemşirelere der. Bir nevi hayatımı kurtarmıştır yani. Neyse 2. kez gittik Romanyaya. tahmin edebileceğiniz gibi her şey daha berbat gitti. 1 ay zor dayandım, geri döndüm. Depresyondan delirmek üzereyim... Ben neler yaşadım... Elalem ne der... Her şeyi elimize yüzümüze bulaştırdık şimdi ne yapacağız... Psikologlara, Psikiyatrilere gidildi. Kendini öldürmeyeceğine söz ver yoksa seni hastaneye yatıracağız denildi.... Verdik sözümüzü... İşte o an girdim ben bu kuyuya...
Üniversite sınavına 4 ay kalmış... Ben asla yediremem kendime herkes okudu sen okuyamadın lafını. Her şeyi unuttum başladım çalışmaya. Şimdi aradan 6 ay geçti... Hayalimdeki Üniversiteyi ve bölümü kazandım. keyfim yerinde. Bir yanım diyor ki sen ne yaptın rezil herif. Diğer yanım da belki bunları yaşamasaydım hiç bir zaman adam olamayacaktım, ot gibi yaşayıp ölecektim diyor. Uzun lafın kısası abiler... Ben o kuyunun en dibine girdim. 2 seçenek vardı önümde... Ya pes edecektim ya da mücadeleye devam edecektim. Ben devam etmeyi seçtim... Devam etmeyi seçen herkese selam olsun....
~Alıntı
|
|
|
Alıntı Yap
|