![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
hakkımda duyduklarım nasıl bir çağa ayak bastı şu garip yersizliğim üzerimde donuk bakışlarıyla tonlarca ağaç dalları kuru... ben oyuncakları anlatıyorum bir bir öğretiyorum her parçasını ellerimle bir bir göstererek parmaklarımla bunların üzerinde... beni beni anlamıyorlar tuana tutkalla yapıştıracaksınız diyorum kırılan yerleri gözlerime bakıyorlar vazgeçmiyorum anlatmaktan bakın diyorum burada kırmızı lekeler var kırmızı ellerimle siliyorum sonra gözlerimi siliyorum koluma sonra burnumu sonra gösteriyorum donuk donuk dokunamıyorlar ben ben çok yalnızım tuana... sonra gidiyorum bir dağ başına kendim anlatıyorum kendime karşıma geçip donuk gözlerle bakıyorum ellerime oyuncaklara lekelere kırmızı kıpkırmızı çıkmıyor nasıl götüreceğim yukarı onları geç kaldım çok ölmeye geç kaldım ve yaşamaya ve ölmemeye ve yaşamamaya onlara bana... sanırım dökülüyorum kollarımmış kırıklar parmaklarım hayır yeniden yapışmalıyım kendimi tutkallamalı kırmızıları silmeli sildikçe kırılan yeniden kırmızı ... sonra sesler gülüşmeler ama dağ başı ve kimse yok anlıyorum cennetten ben en yaşlı en kırgın en sessiz en dilsiz ben çok çocuğum tuana... can-i ebrarın hoş sedası mizandan sessizliğim esrarın boş terazi tartan dengesizliğim... can-i |
|
|
Alıntı Yap |
| Bu Makaleyi Görüntüleyen Şu Anda Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Kayıtlı Üye Ve 1 Misafir) | |
| Makale Araçları | |
| Stil | |
|
|