![]() |
|
|
Gönderen: Burçinn 11 Ağustos 2025, 14:24
Ey aşk, ey ateş, ey Ay ışığında kavrulan yürek,
Sensiz gündüzlerim geceden kara, yetim bebekten bile tek… Gözlerin sanki bahar, ama bana inat solar, Gülüşün bir nehir, fakat kurak çöllerde akar. Gelip de gidişin mi, yoksa hiç gelmeyişin mi derin yara? Yoksa sen, bende kalan son umudu bile alıp giden fırtına mısın ara sıra? Ey nazlı rüzgâr, madem gülümü solduracaktın, Niçin kokusunu dâhi cennetine götürdün?.. Dünya mı dönüyor sensiz, yoksa zaman mı durdu? Senin adını bilmez miyim? Bilmem, belki de unuttum… Yoksa bilmez miyim hiç, Kerem’i yakıp kül eden sevdayı? Sen, Leyla’nın Mecnun’a fısıldadığı o eski rüyayı… Gidişine kızmadım; belki yollar, hasretle aşkı körüklemek için uzadı, Belki ayrılık, vuslatın hikâyesi güzel olsun diye uğradı.. Ama ey aşk, bil ki en çok korktuğumda sarıldım sana, En çok güldüğümde ağladım, en çok ağladığımda uğradım sana…
__________________
Pencereden baktığımızda güneşi esirgemiyorsa gökyüzü, Mehmetler hâlâ bedelini ödediği içindir. 🇹🇷 |
|
Görüntüleme 62
Yorumlar 2
|
|
|
#2 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#3 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt OlBeni itmeyin,
ben çabuk yabancılaşıyorum.. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
Alıntı Yap |
| Bu Makaleyi Görüntüleyen Şu Anda Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Kayıtlı Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|