![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
İnsanları Değiştirmeye Çalışmayın. Onları Olduğu Gibi Reddedin. Hayatın en büyük yanılgılarından biri, insanların “düzenlenebilir” varlıklar olduğuna inanmaktır. Sanki biraz sabır, biraz sevgi, biraz da telkinle herkes daha makul, daha anlayışlı, daha uyumlu biri haline gelebilirmiş gibi düşünürüz. Oysa çoğu zaman bu çaba, karşımızdakini değil, bizi tüketir. Birini değiştirmeye çalışmak, aslında onu olduğu haliyle yeterli bulmadığımızın ilanıdır. Bu da ilişkinin temelini daha en baştan çatlatır. Çünkü değişim, dışarıdan dayatıldığında değil; içeriden ihtiyaç duyulduğunda gerçekleşir. İnsan, ancak kendi rahatsızlığını fark ettiğinde dönüşür. Başkasının konfor alanını bizim beklentilerimiz uğruna daraltmaya çalışmak, iyi niyetli bir müdahale değil; gizli bir tahakkümdür. Toplum bize sabretmeyi öğretir. “Zamanla düzelir”, “Evlenince değişir”, “Çocuk olunca sorumluluk kazanır” gibi cümlelerle umut pompalamayı severiz. Oysa gerçek şu ki: Değişmeyen insan yoktur, ama başkası için değişen insan da nadirdir. İnsan en çok kendi sınırlarına çarptığında dönüşür. Peki çözüm ne? Herkesi olduğu gibi kabul etmek mi? Hayır. İşte asıl cesaret burada başlar: Kabul edemediğini değiştirmeye çalışmak yerine, onu reddedebilmek. Reddetmek sert bir kelime gibi gelir. Oysa reddetmek, bazen kendini korumanın en dürüst yoludur. “Bu halinle seni istemiyorum” demek, “Seni dönüştüreceğim” iddiasından daha saygılıdır. Çünkü değiştirme çabası çoğu zaman karşı tarafı bir projeye indirger. Reddetmek ise sınır koymaktır. İlişkiler birer rehabilitasyon merkezi değildir. Kimse kimsenin terapisti, ebeveyni ya da kurtarıcısı olmak zorunda değil. Eğer birinin alışkanlıkları, değerleri, öfke biçimi ya da hayata bakışı sizi sürekli yaralıyorsa, bu durumun çözümü onu eğitmek değildir. Orada kalmayı bırakmaktır. Şunu da kabul etmek gerekir: İnsanları olduğu gibi reddedebilmek, kendini de olduğu gibi ortaya koymayı gerektirir. Çünkü bazen değişmesini beklediğimiz kişi, aslında bizim korkularımıza ayna tutuyordur. Onu dönüştürmeye çalışırken, kendi sınırlarımızdan kaçıyor olabiliriz. Sevgi, birini dönüştürme projesi değildir. Sevgi, ya olduğu haliyle kabul etmektir ya da olmamayı seçmektir. Aradaki gri alan en çok yoran yerdir. Belki de mesele şu: Kimseyi değiştiremeyiz. Ama kiminle yürüyüp kiminle yolları ayıracağımıza karar verebiliriz. Bu karar, hem karşımızdakine hem kendimize duyduğumuz saygının göstergesidir. İnsanları değiştirmeye çalışmayın. Ya oldukları gibi kabul edin, ya da oldukları gibi reddedin. İkisi de dürüsttür. Ama arada kalmak, kimseye iyi gelmez. |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#2 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#3 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol--------------------o--o--------------- Erdemli olmak sadece iyi olmak değil aynı zamanda iyiliği yaymaktır [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|