10 Nisan 2026, 02:22
|
#1
|
|
|
aZze Seni sevmek değil acıtan
Seni öyle sevdim ki,
bir kuşun göğe baktığı gibi;
kanatlarını değil, ufkunu düşündüm.
İçimde sana açılan,
kimseye vermediğim bir gökyüzü vardı.
Ama sen,
gözlerimdeki bağı zincir sandın,
kalbimdeki sesi bir kafes…
Orada kaybolmak yerine
hapsolacağını düşündün.
Oysa ben,
ellerini tutarken bile
uçabileceğini bilenlerdendim.
Dokunurken içim titrerdi kırılma diye,
sen dokunduğumu değil,
tuttuğumu sandın.
Gitmek istersen yol olurdum sana,
kalmak istersen yuva…
Ama hiçbir zaman zincir olmadım.
Sen özgürlüğü kaçmak sandın,
ben kalıp da nefes alabilmek.
Şimdi yokluğun,
odanın ortasında unutulmuş bir ses gibi,
her şeye çarpıp geri dönüyor bana.
Aramızda söylenmemiş bir rüzgâr
sen gittikçe hafifliyorsun,
ben kaldıkça ağırlaşıyorum.
Ve ben her gece
aynı yerden kırılıyorum:
Seni sevmek değil acıtan,
seni korkutmuş olmak.
Ve hâlâ anlamıyorum
sevmek mi seni korkutan,
yoksa biri tarafından
gerçekten görülmek mi?
Keşke bilseydin…
Ben seni özgür bırakacak kadar sevdim,
ama sen
bunu anlayamayacak kadar erken gittin.
Çekme, Cennetimin Pencerelerine perde.
Kaldır! Göz kapaklarını
|
|
|
Alıntı Yap
|