28 Şubat 2026, 14:14
|
#1
|
|
|
Geç kalınmış bir özür, kaybedilmiş bir kalbin yankısıdır.
“Geç kalınmış bir özür, kaybedilmiş bir kalbin yankısıdır.”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İnsan bazen kırar. İstemeden ya da fark etmeden… Bir cümleyle, bir tavırla, bir susuşla. O an haklı olduğunu düşünür belki. Gurur daha yüksek sesle konuşur çünkü. “Boş ver.” der içinden. “Zamanla düzelir.”
Ama bazı şeyler zamanla düzelmez.
Kalp bekler bir süre. Anlaşılmayı, fark edilmeyi, bir “özür dilerim” cümlesini… Beklerken de yavaş yavaş yorulur. İçine kapanır. Sonra bir gün susar. İşte en tehlikelisi de o sestir; sessizlik.
Geç kalınmış bir özür işte o sessizlikten sonra gelir genelde. Cesaret toplanır, kelimeler hazırlanır, ego bir kenara bırakılır… Ama kapı artık eskisi gibi aralık değildir. Çaldığında yankı yapar sadece. Çünkü o kalp çoktan vazgeçmeyi öğrenmiştir.
Özür, zamanında güzeldir. Sıcakken, kırgınlık tazeyken. İyileştirme şansı varken. Geç kaldığında ise sadece vicdanı hafifletir, kalbi değil.
O yüzden bazı cümleleri erteleme.
Kırdıysan söyle. Üzdüysen kabul et.
Çünkü bazen bir “özür dilerim”, bir kalbi kaybetmemek için yeterlidir.
Geç kalmadan… 🤍
|
|
|
Alıntı Yap
|