İstanbul,
bir yanın dua, bir yanın hüzün,
minarelerinden süzülen ezan
Boğaz’a düşen bir yıldız gibi.
Taşlarında tarih uyur,
sokaklarında bin ömür yürür.
Her köşe bir hikâye fısıldar
geceye yaslanan lambaların altında.
Galata,
yalnız aşıkların suskunluğudur.
Üsküdar,
sabaha umut bırakan bir dua.
Kadıköy,
yüreği genç kalanların şarkısıdır.
Martılar çığlık atarken göğe,
İstanbul sessizce sever insanı.
Ne giderken bırakır,
ne kalırken tam sarar.
Bu şehir,
yarım kalmış sevdaların başkentidir.
Bir vapur düdüğünde
bin anı ağlar içimizde.
Ve ben,
bu kadim şehrin gölgesinde
bir Anka gibi
külden yeniden doğarım her sabah.
İstanbul yanarken içimde,
ben ona şiir olurum…
— Anka
Ateşten kalem, külden şiir