19 Ocak 2026, 01:14
|
#1
|
|
|
aZze Ben seni hâlâ en çok susarak seviyorum.
Sustum,
çünkü seni anlatmanın
en gürültüsüz hâli bu.
Adını ağzıma alsam
gece uyanır,
duvarlar hatırlamaya başlar.
Bir ad, bu kadar mı yankı yapar
insanın iç boşluğunda?
Sensizliğe alışmak dediler,
alışmak kelimesi
hiç bu kadar yalan durmamıştı.
Ben her sabah
bir eksikle uyanıyorum,
adı sensin ama
kimliğini kimseye göstermiyorum.
Özlem bazen
bir sandalyenin boşluğudur,
bazen kapının önünde
beklemeyi unutan ayakkabılar.
Bazen de
yanımda olmayan birine
yer açmaktır kalbimde.
Gülüşün kaldı bende,
yarım bir fotoğraf gibi,
ne atabiliyorum
ne tamamlayabiliyorum.
Zaman ilerliyor diyorlar,
ilerleyen sadece takvim,
ben aynı yerde
sana bakar gibi duruyorum.
Gece olunca
her şey seni daha iyi biliyor.
Yastık, omuz olmayı öğrenmiş,
pencere içeri sen sanıp
rüzgârı alıyor.
Ben uyuyorum sanıyorum,
kalbim nöbette.
Seni özlemek
yüksek sesle ağlamak değil,
kimsenin duymadığı
bir iç çöküşü.
Bir kelimeyi yutmak,
bir mesajı silmek,
“iyiyim” derken
sesin titremesi.
Eğer bir gün dönersen,
anlatmayacağım hiçbir şeyi.
Ne kadar yandığımı,
ne kadar sustuğumu.
Çünkü bazı acılar
ancak yaşanır,
bazı sevgiler
ancak sessizlikle taşınır.
Ben seni hâlâ
en çok susarak seviyorum.
Çünkü seni anlatmanın
en gürültüsüz hâli bu.
Çekme, Cennetimin Pencerelerine perde.
Kaldır! Göz kapaklarını
|
|
|
Alıntı Yap
|