Paylaşma Buhranı..
Bir iç trajedi yazı aracılığıyla dile getirerek ondan bu yolla arınmak aslında pek mümkün değildir..
Tıplı konuşarak,kendimize yakın bulduğumuz insanlara acılarımızı..sıkıntılarımızı anlatarak arınmamızın mümkün olmadığı gibi..
Ama yine de yazarız..konuşuruz ..anlatırız..
Bunun adına da paylaşma deriz..
Paylaşma hem bir davranış olarak ..hem de istenildiği gibi anlam yüklenmeye açık duran duygulu bir sözcük olarak son yıllarda cok trend..
''Seninle paylaşmak istiyorum'' diye başlayan cümlelerden ben şahsen huylanıyorum..
Herkes paylaşmak istiyor ..tabi sadece derdini..kederini ve gündelik sıkıntılarını..
Nadide bir bilgiyi..buluşu..fikri ya da babadan kalma mirası paylaşmak isteyen yok..
Paylaşılacak şeyler hiç de bizimle paylaşımasını arzulamayacağımız bir alay hayat ayrıntıları..aşk gelgitleri..farklı konularda yaşanılan ego ve kıskançlık kriz nöbetleri..
Aslında bunun adına paylaşma değil..sinir krizi yada buhranı demek bile daha dogru olabilir bazen..
Hayatında hiç bir giz bırakmadan en ince ayrıntısına kadar olup bitenleri çevresindekilere yükleme eğilimi gösterdiği için de hem anlatan hem de dinleyen için çifte bir sinir tasarımı bence bu..
Bilhassa konu aşk olduğu zaman..insana sadece kendi aşk hikayesinin ilğinç geldiğini..başkaları için aşk hikayesinin ayrıntılarının tahammül edilemez bir sıkıntı yarattığını neden kimse anlamaz..
Herkes durmadan konuşuyor ve olur olmaz her şeyi paylaşmak istiyor..
Gazeteleri açıyorsunuz paylaşmaya meraklı kimi yazarlarımız sadece kendi sıkıntılarını değil..çevresini ailesini..sorunlarını bizlerle paylaşma buhranı içinde..
Televizyon kanallarında gerek haber gerekse magazin programları birbirinden önemli ve muhim mevzuları bizimle paylaşacaklarını iftiharla anons ediyorlar.
Toplu olarak bir paylaşma buhranı içinde görünüyoruz..
Paylaşma ..manalı ve oldukça özel bir kavramdır oysa..
Paylaşılmak istenilenin de.. sözcüğün derinliği ile paralel bir önemi ve anlamı olmalı..
Biriyle bir şey paylaşmak..paylaşılmak istenen kimseyi de ayrıcalıklı ve özel kılar çünkü...
İnsanın her aklına gelen şeyi karşısındakine anlatmasına da ''paylaşma''dan çok..''denetlenemeyen gevezelik'' demek de yanlış olmaz..
Hem sonra paylaşacağınız kimse ..sizin paylaşmak istediklerinizi paylaşmaya gönüllü mü bakalım..
Son zamanlarda paylaşma buhranının ne kadar yaygın olduğunu da düşünecek olursak..kim bu kadar lüzümsuz ayrıntıyı ve kuru gürültüyü yüklenmek ister ki..
Bir zamanlar ''arkadaş'' kavramı nasıl aşırı dozda tüketilerek hakiki anlamından uzaklaştırıldı ise..bugünler de''paylaşma'' kavramının da altını boşaltmak için de sessiz ve toplu bir çaba var sanki..
Sistemin dayattığı kültür formatlarından biri olmalı bu da..
Dil kendimizi ifade edebileceğimiz en güçlü araçtır aslında..
Ve ancak bu gibi tuzaklara düsmeden böyle ''trend'lerin dışında kalınabildiği sürece bize ait ayrıcalıklı bir ifade aracı olarak gelişebilir..
Ama hakiki bir acınız..sıkıntınız ya da paylaşıldığı zaman daha kolay taşıyabileceğinize inandığınız önemli bir sırrınız ..konunuz var ise..ve bu ayrıcalığı taşıyabilecek bir yakınınız varsa da..''paylaşma'' gerçek manasıyla devreye girmeye hazırdır elbette..
Aslında ''paylaşma'' sözcüğünün mensubu olan terminolojiyi samimiyetsiz buluyorum ve yoluma çıktıklarında ardından gelecek..''sosyal paydaş''..''sinerji''..''ortak akıl''...''iç dinamikler''..''farkındalık' yaşamak...el ele tutuşup etrafımda rond yapmalarından ürküyorum..
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir...(Atatürk )
|