Ardından…
Oturduğum sitedeki blokların birinde 4. katta penceresinden siteye gidiş geliş yolunda ellerini yanaklarına koyup buğulu gözlerle devamlı yola bakan bir 30 yaşlarında bir komşumuz vardı.
Karısı anlayamadığım bir sebeple iki tane olan ve bir tanesi ilkokula giden çocuklarını da bırakarak evi terk etmiş...
Kimisi babasının evine gitmiş, kimisi de başka bir gençle beraber yaşıyormuş diyorlardı.
Adamın yaptığı çok uğraşmasına rağmen hanımını geri getirememiş, çocuklarıyla beraber hicran yarasıyla debelenirken hayata tutunma çabası ve eşinin yaptığı şeylere bir anlam vermeye çalışmasıydı...
Meğer o kadın ilk aşkına her şeyi göze alarak gitmiş, olan iki çocuğa ve yaralı bir yüreğe olmuştu...
Bana dokunan her sabah ve akşam işe giderken ve akşam geldiğimde adamın o üzgün halini camda aynı şekilde görmem di...
Ardından…
Her sabah burkulan ezik içimi
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Yaşayıp bedende her bir biçimi
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Bomboş kabir gibi evde her köşe
Hüzün dertlerimle çıkar güreşe
Gitti hayatımdan, ümit ve neşe
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Anlamsız yaşamdan bıktım soğudum
İçimdeki beni yıkar ağıtım
Sanırdım ki yıkılmayan dağ idim
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Seni düşünürüm her an da seni
Hasret sarmadı mı narin bedeni?
İki yürek hasret, sensin nedeni
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Hele söyle hadi, anıyor musun?
Bensiz geçen güne yanıyor musun?
Güzel gözlerinden kanıyor musun?
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Artık geri gelsen pişmansan eğer
Maziye bir parça verdiysen değer
Yanarım istersen, o bahsi diğer
Dökerim camlardan bakıp aşağı
İşte bu da sana artık son sözüm
Yaşlandırdı yokluk eskidi yüzüm
Eğer tez vakitte olmazsa çözüm;
Dökerim camlardan bakıp aşağı
Son sözüm dedim de geldi aklıma
Halel getirmedim hiçbir saklıma
Sen de çok pişmansın haydi saklama
Dökerim camlardan bakıp aşağı…
26.08.2011
Necati ŞİMŞEK
Ankara
Hayatı ŞiiR lerle yaşarsanız, ŞiiR gibi yaşarsınız...
|