*Halk tarafından uzun dönemler sonunda oluşmuş, halkın ortak malı olan ürünlerden oluşan bir edebiyattır.
*Söyleyeni belli olmayan ürünlerden oluşmuştur.
*Bu edebiyata ait şiirlerin (türkü, mani, ağıt) kime ait olduğu bilinmemektedir.
*Her eseri bir sanatkâr, şair
vb. ortaya koyduğu gibi anonim edebiyata ait olan nazım biçimlerini de bir ilk söyleyen vardır, ama zamanla ilk söyleyen unutulmuş ve halkın beğenisinde yaşamaya başlamış olan bu eserler anonimleşmiştir.
*Somut ve gerçeklerle iç içe bir edebiyattır.
*”Masal, Fıkra, Efsane, Halk hikâyeleri” , “Türkü, Mani, Ninni, Ağıt, Tekerleme”
“Bilmece, Atasözü, Deyim, Alkış, Kargış” , “Kukla, Karagöz, Orta Oyunu, Meddah” bu dönemin başlıca ürünleridir.
*Anonim ürünlerde halkın konuştuğu yalın ve akıcı bir dil kullanılmıştır.
*Şiirlerinin nazım birimi dörtlüktür.
*Şiirler; hece ölçüsüyle, genellikle yarım ve cinaslı uyaklar kullanılarak söylenmiştir.
*Şiirlerde hece ölçüsünün 7’li, 8’li, 11’li kalıpları ağırlıklı olarak kullanılır.
*Ölüm, aşk, tabiat sevgisi, ayrılık acısı, özlem, yiğitlik, toplumsal aksaklıklar gibi konular işlenir.
*Mecazlara ve edebi sanatlara fazla yer verilmez.
*Sözlü geleneğe dayanır.
ANONİM HALK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ VE TÜRLERİ
MANİ
*Anonim halk edebiyatı nazım biçimidir.
*Divan edebiyatındaki “tuyuğ”un karşılığı sayılabilir.
*Anlam bakımından bir bütünlük gösteren maninin başlıca karakteri kendi kendine yetmesidir.
*Maniler belli bir ezgi ile söylenir.
*Aşk, sevgi, yiğitlik, evlat sevgisi, toplum olayları ve ölüm başta olmak üzere her konuda mani söylenebilir.
*Konu sınırı yoktur.
*Hecenin 7’li kalıbı (4+3) ile söylenir.
*Genel olarak 4 mısradan oluşur.
*Birinci ve ikinci mısralar çoğu zaman üçüncü ve dördüncü mısraların kafiyesini, ahengini hazırlamak için söylenmiş doldurma mısralardır. Temel duygu ve düşünce son iki dizede ortaya çıkar.
*Asıl söylenmek istenen son iki mısrada söylenir.
*Kafiye düzeni: a-a-x-a şeklindedir.
*Birinci ve üçüncü dizeleri serbest, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı (xaxa) mâniler de vardır.
Tren gelir öterek
Kömürünü dökerek
Ben anamdan ayrıldım
Gözüm yaşım dökerek
Mani Çeşitleri:
Düz (Tam) Mani:
*Yedişer heceli dört dizeden oluşur.
*Kafiyeleri genelde cinassızdır.
*Maninin en yaygın şeklidir.
Dağdan kestim kereste
Kuş besledim kafeste
Yârin hasta dediler
Yetiştim son nefeste
Kesik (Cinaslı) Mani:
*Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan manilerdir.
*Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar.
*Kesik manilerde kafiye genelde cinaslıdır. Bu yüzden cinaslı mani de denir.
*Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri "adam aman" ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul manileri denir.
Bağ bana
Bahçe sana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfün teli bağ bana (Cinaslı / Kesik)
Adam aman kuzusu
Çay kuru çeşme kuru
Nerden içsin kuzu su
Beni yakıp bitiren
Bir ananın kuzusu (İstanbul)
Ayaklı Mani:
*Kesik manilerin birinci dizesinin doldurularak söylenen şeklidir.
*Bunlara doldurmalı kesik mani de denir.
Ah o beni o beni
Kakül örtmüş o beni
Ben yarimi unutmam
Unutsa da o beni
Yedekli (Artık) Mani:
*Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler.
*Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır.
*Yedekli maniye artık mani de denir.
Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim çağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi
Deyiş (Karşılıklı Mani):
*İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir.
*Soru yanıt şeklinde düzenlenir.
*Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.
Adilem sen naçarsın
İnci mercan saçarsın
Dünya deniz olanda
Gönlüm nere kaçarsın
Ağam derim naçarım
İnci mercan saçarım
Dünya deniz olunca
Ben kuş olup kaçarım
TÜRKÜ
*Anonim halk edebiyatı nazım biçimidir.
*Kendine özgü ezgi ile söylenen bir nazım biçimidir.
*Türkü sözcüğünün ilk kez 15. yy.da kullanıldığı sanılmaktadır.
*Divan edebiyatındaki “şarkı”nın karşılığı sayılabilir.
*Hecenin 7’li, 8’li ve daha çok da 11’li kalıbıyla söylenir.
*Türkülerin kafiye örgüsü genelde şöyledir: “aaab cccb dddb”, “aaabb cccbb dddbb” veya “aaabcc dddbcc eeebcc”.
*Türkülerin bir kısmı dörtlükler halinde bir kısmı da nakaratlı olarak yazılır. Nakaratlı türkülerde üçer mısralık bölümden sonra iki mısradan oluşan nakaratlar gelir.
*Birinci bölüm türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür. Buna bent denir.
*İkinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarat bölümleridir. Bunlara da kavuştak (bağlama) denir.
*Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelidir.
*Konusu ve şekli, devirden devire, çevreden çevreye değişir. Konu zenginliği vardır.
*Genelde aşk, tabiat, ayrılık, gurbet, hasret, sevgi ve güzellik gibi konular işlenmiştir.
*Şekil özellikleri bakımından koşmaya benzer.
*Maniye benzeyen türküler de vardır.
*Türkülerle şarkılar arasında benzerlikler olsa da şarkılar aruzla yazılır.
*Türkünün en belirgin özelliği melodisidir.
*Türkü söylemeye “türkü yakmak” da denir.
*Genelde anonimdir. Ancak bazı türkülerin sahipleri bellidir.
*Türküler düzenleyicilerinin, derleyicilerinin veya ait oldukları bölgelerin adına göre adlar alırlar.
Türkü Örneği:
Söğüdün yaprağı narindir narin
İçerim yanıyor dışarım serin
Zeynep”i bu hafta ettiler gelin (bent)
Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim
Üç köyün içinde şanlı Zeynebim (nakarat)
Türkü Çeşitleri:
-Ezgilerine göre türküler:
Kırık havalar:
*Usullü ezgilerdir.
*Alt türleri; türkü (genelde tüm kırık havalar için, özelde diğer türlerin dışında kalanlar için kullanılır), deyiş, koşma, semah, tatyan, barana, zeybek, horon, halay, bar, bengi, sallama, güvende, oyun havası, karşılama, ağırlama, peşrev, teke zortlatması, gakgili havası, dımıdan, zil havası, fingil havası’dır.
Uzun havalar:
*Usulsüz ezgilerdir.
*Alt türleri; uzun hava (diğer türlere girmeyenler için kullanılır), barak, bozlak, gurbet havası, yas havası, tecnis, boğaz havası, elagözlü, maya, hoyrat, divan, yol havası, yayla havası, mugamdır.
-Konularına göre türküler:
Ninniler ve çocuk türküleri, tabiat üzerine türküler, gurbet türküleri, sevda türküleri, kahramanlık türküleri, askerlik türküleri, tören türküleri, iş türküleri, acıklı olaylarla ilgili türküler, güldürücü türküler, karşılıklı söylenen türküler, oyun türküleri, ağıtlar.
-Yapılarına göre türküler:
Mani kıtalarından kurulu türküler:
Birbirleriyle ilgili konularda söylenmiş manilerin sıralanarak ezgiyle okunmasından meydana gelir.
Dörtlüklerle kurulu türküler:
Dörtlüklerle kurulu türküler adı üstünde dörtlüklerden oluşan türkülerdir. Bu tür türküler de anonimdir.
NİNNİ
*Anonim halk edebiyatı nazım biçimidir.
*Çocuğun uyumasının sağlanması ya da ağlamasının durması için, sade bir dille ve hece ölçüsüne göre (7’li, 8‘li) ezgili olarak söylenen şiirlerdir.
*Söyleyeni belli olmayan bu ürünler dörtlüklerden ve nakarat bölümlerinden oluşur.
*Özel bir ezgi ile söylenir.
*Ninniler, genellikle maniye benzer.
*Bir dörtlükten meydana gelen bir çeşit türküdür.
*Ninni, Divan ü Lügati't Türk'de "balubalu" diye adlandırılır. Öteki Türk boylarında değişik isimler verilmiştir.
Ninni Örneği:
Bebeğim kocaman, onu tutamam.
Ninniler söylerim, hiç uyutamam.
Oynayıp gülüyor, bizi süzüyor.
Mamasını yemiyor, beni üzüyor.
AĞIT
*Hem anonim halk edebiyatı hem de âşık edebiyatı nazım biçimidir.
*Ağıt, genellikle bir ölümün ya da üzüntü veren bir olayın ardından söylenen halk türküsüdür.
*Doğal afetler, ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili sözlerdir.
*Genellikle “uzun hava”, “kırık hava” denilen ezgilerle söylenir.
*Ağıt söylemeye “ağıt yakma”, ağıt söyleyenlere ise “ağıtçı” denilmektedir.
*Ağıtın İslamiyet öncesi edebiyattaki adı “sagu”, divan edebiyatındaki adı ise “mersiye”dir.
*Türklerde ağıt geleneği çok eskidir. Anadolu'nun hemen her yerinde söylenir.
*Ölçü ve uyak düzeni genellikle türkülerle aynıdır.
*Türkçede 7, 8 ve 10 heceli ağıtlar yaygındır. En çok rastlanılanı 8 hecelilerdir.
Ağıt Örneği:
Ayvalıktan indirdiler
Kamyonlara bindirdiler
Öğlen ikindi arası
Hacı beyi öldürdüler
Mezarına mezarına
Kuşlar kondu mezarına
Hacı beyin kır atını
Çekin sultan pazarına
Evlerinin önü arpa
Dalları var kırpa kırpa
Hacı beyi öldürmüşler
Kollarını çırpa çırpa