IRCForumu.ORG

IRCForumu.ORG (https://www.ircforumu.org/)
-   Yaşam ve Detay (https://www.ircforumu.org/yasam-ve-detay/)
-   -   İşte Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi (https://www.ircforumu.org/yasam-ve-detay/163547-iste-oguzhan-ugurun-savcilik-ifadesi.html)

aL-yazmaLi 20 Temmuz 2026 20:47

İşte Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi
 
İşte Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gözaltına alınan ve tutuklama
istemiyle mahkemeye sevk edilen Oğuzhan Uğur, savcılık ifadesinde
"Ne dernekle ne de Haluk Levent ile herhangi bir ticari faaliyette,
iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi
hesaplarıma herhangi bir para girmedi" dedi.

Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına
alındı ve tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Uğur ifadesinde Haluk Levent ile yakın çalışmadığını, deprem sonrası
yardım faaliyetlerinde AFAD ve Ahbap IBAN'larını paylaştığını,
kişisel hesaplarına bağış almadığını söyledi.
Uğur, bilirkişi raporundaki ticari ilişkileri reddederek şirketlerin annesi ve
kardeşi adına kurulduğunu, Gain Medya'dan alınan 45 milyon TL'nin
program hak edişi olduğunu belirtti.

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan
Oğuzhan Uğur savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe
sevk edildi. Uğur'un savcılık ifadesi ortaya çıktı.

İfadesinde Haluk Levent ile yakın bir çalışma içerisinde olmadığını ifade
eden Uğur, "Her ne kadar yukarıda anlattığım üzere depremin yaşandığı
günden hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk Levent ile yakın bir
çalışma içerisinde bulunmadım" dedi.

İşte Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi;

"Ben Haluk LEVENT’i 2018 yılında Onedio’da yapmış olduğum “PİNÇ”
isimli program vasıtasıyla tanıdım. Kendisi o dönemde de oldukça ünlü ve
etkili bir kişiydi. Sosyal medyada yüksek bir etkiye sahipti. Yine AHBAP
Derneği ile ilgili faaliyetleriyle de ön plana çıkmaktaydı. Programdan sonra
belirli bir süre kendisiyle görüşmedim. 2021 yılında sosyal medya yasasıyla
ilgili olarak bir program düzenliyordum. Programa kendisini de davet ettim
ve ikinci görüşmemiz bu şekilde gerçekleşti. Program, Haluk LEVENT’in
de katılımıyla yayımlandı.

"AMBULANS UÇAKLA ADANA'YA GİTMEMİZİ SAĞLADI"

Bundan sonraki görüşmemiz, 2023 yılındaki 6 Şubat depreminden
sonra gerçekleşti. İlk olarak 6 Şubat gecesi kendisiyle telefonda
konuştuk. Kendisi, muhtemelen sosyal medyada aktif olduğumuzu gördü
ve yardım faaliyetlerinin İstanbul’dan yürütülemeyeceğini, sıfır
noktasına gidilerek durumun doğrudan Hatay’dan görülmesi gerektiğini
bana söyledi. Gitme imkânımızın olmadığını kendisine söyledim.
Devamında kendisi beni aradı ve ambulans uçakla Adana’ya gitmemizi
sağladı. Adana’ya gittikten sonra Hatay’a geçtik ve Haluk LEVENT ile
görüştük. Hatay’da çeşitli yardım faaliyetleri yürütülüyordu. AFAD ve
AHBAP gönüllüleriyle röportajlar yaptık ancak internet bağlantısı olmadığı
için çekmiş olduğumuz görüntüleri servis edemedik. Orada bir
faydamız olmayacağını düşünerek İstanbul’a döndük.
İstanbul’a döndüğümüzde, Babala TV stüdyolarında deprem yardımları
ve benzeri konularda yayınlar yapmaya devam ettik. Paylaştığımız
görüntülerin altına hem AHBAP’ın hem de AFAD’ın IBAN bilgilerini içeren
hesap bilgilerini yayımladık. Yardım yapmak isteyen kişiler bizleri arayarak
ilgili IBAN bilgilerini teyit ediyordu. Arayan kişilerden bazıları yalnızca
AHBAP’a yardım yapmak istiyor ve bizden özellikle AHBAP’ın IBAN
numaralarını talep ediyordu. Yurt dışından arayan ve yardım yapmak
isteyen kişileri ise özellikle AFAD’a yönlendiriyorduk. Zira gönderilecek
paraların yasa dışı vb. olabileceği ihtimalini gözetiyorduk. Bu hususu
dikkate alarak bu kişileri doğrudan AFAD’a yardım yapmaya teşvik ettik.
O döneme ilişkin, yalnızca AHBAP’a yönelik yardım teşvikinde
bulunduğumuz belirtilmekteyse de bu hususlar doğru değildir.
Biz ilgili kurumların IBAN numaralarını paylaştık. Kendi şirketlerimiz
veya şahsi hesaplarımız üzerinden herhangi bir bağış toplamadık.
Bunun yasal olmadığını biliyorduk.

"BANA 'ARKAMDAN KÖTÜ KONUŞUYORMUŞSUN' DEDİ"

Deprem sürecinden sonra daha önceden tanıdığım gazeteci arkadaşım
Taha Hüseyin KARAGÖZ beni aradı ve Haluk LEVENT’in benimle ilgili
çeşitli konuşmalar yaptığını söyledi. Haluk LEVENT’in, benim kendisini
muhalif gibi gösterdiğim yönünde bazı konuşmaları olmuş. Ancak aslında
böyle bir durum olmadığını da beyan etmiş. Ben de bunun üzerine
Haluk LEVENT’e mesaj atarak böyle bir durumun bulunup
bulunmadığını sordum. Kendisi, yüz yüze konuşmamız gerektiğini
söyledi. Devamında kendisiyle iki kez daha telefonla görüştük.
Görüşmelerden birinde bana, “Arkamdan kötü konuşuyormuşsun.” dedi.
Ben konuşmayı kısa keserek kapattım. Diğer görüşmemizde ise bir
şarkı çıkaracağını söyledi ve destek istedi. Bunun dışında kendisiyle
herhangi bir görüşmemiz olmadı.

"HALUK LEVENT'LE İLGİLİ ŞÜPHELERİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ"

Yine başka bir gazeteci arkadaşım Cansu ŞİMŞEK, 27 Şubat 2023
tarihinde beni aradı. Kendisi, Haluk LEVENT ile ilgili çeşitli
şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun
üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi. O dönemde
Haluk LEVENT, açıkçası yardımsever ve bir nevi “kahraman” olarak
görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine
gitmek mümkün değildi. Ben de kendisine bir süredir Haluk LEVENT
ile görüşmediğimi söyledim ve açıkçası beklemeye başladık. Benim için
esas kırılma noktası, gazeteci arkadaşımdan duyduğum hususlarla
ilgiliydi. Haluk LEVENT hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım.
Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi
kestim. Bu, Haluk LEVENT ile aramızdaki kişisel bir konuydu.
Bunun dışında, bizzat Hatay’a gittiğimde Ahbap’ın sahada bulunduğunu
ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir
noktada birbirinden ayırdım. Bu konuyla ilgili durum bunlardan ibarettir.

"HALUK LEVENT İLE YAKIN BİR ÇALIŞMA İÇERİSİNDE BULUNMADIM"

Her ne kadar yukarıda anlattığım üzere depremin yaşandığı günden
hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk LEVENT ile yakın bir
çalışma içerisinde bulunmadım. Kendisinin mali açıdan ne gibi
tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan
bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir
şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim.
Yine Haluk LEVENT veya AHBAP Derneği tarafından derneğin
reklamının yapılması ve benzeri konularda benimle herhangi bir
görüşme gerçekleştirilmedi. Ne dernekle ne de Haluk LEVENT ile
herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum.
Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi.
Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak
aklımızın ucundan dahi geçmemiştir."

Bilirkişi raporunda sunulan ticari ilişkileri sorulan Oğuzhan Uğur,
ifadesine şu sözlerle devam etti:

"Babala TV Organizasyon Ticaret Limited Şirketi, YouTube kanalımızdan
sonra kurmuş olduğumuz ilk şirkettir. O dönemde YouTube’daki
izlenmelerimiz artmıştı ve açıkçası alternatif bir medya kanalı
oluşturmuştuk. Şirketi annem Pakize UĞUR adına kurmuştuk.
Şirketin yüzde yüz ortağı Pakize UĞUR’dur. Ben şirkette maaşlı çalışan
olarak yer almaktayım. Getirdiğim işler karşılığında prim ödemesi
alırım. Şirketin hesapları annem, ben ve kardeşim Tuğrul UĞUR
tarafından kullanılmaktadır. Şirketi annem adına kurmamızın sebebi,
benim finansal konularda çok bilgili olmamamdır. Annem yönettiği
takdirde şirket işlerinin daha derli toplu olacağını düşündüm.

"İLKER AYRIK İLE ANLAŞMA İÇERİSİNE GİRDİK"

Osis Organizasyon Ticaret Limited Şirketi, benim yüzde 25 oranında
ortak olduğum; kalan yüzde 75 oranındaki payların ise İlker AYRIK,
Pervasız Yapım Tanıtım Reklam Ticaret Limited Şirketi, Serhat SARI ve
Mustafa Serdar FIRAT’a ait olduğu şirkettir. O dönemde biz “Mevzular
Tek Masa” ve “PİNÇ” isimli programları yaparken daha büyük bir
stüdyo arayışındaydık. Bunun için İlker AYRIK ile bir anlaşma içerisine
girdik ve kendisinin prodüksiyon desteğini aldık. Kendisi de kanalda
program yaptı. Bu kapsamda bir şirket kurarak söz konusu
anlaşmayı gerçekleştirdik. Yaptığımız anlaşma yalnızca kanal gelirleriyle
ilgiliydi. Benim payım da sözleşmede yüzde 25 olarak belirlenmişti.
Bu şirketin yönetimi ve benzeri hususlarla benim herhangi bir ilgim
yoktu. Yalnızca kâr payımı alırdım. Bunun dışında şirket hesaplarının
yönetimi de bende değildi. Dolayısıyla raporda yer alan Google Ireland
gelirleri, Youtube gelirlerine ilişkindir.

Babalayka Film Yapım Ticaret Limited Şirketi, 2024 yılında kurmuş
olduğumuz ve yine benim öncülük ettiğim bir şirkettir. Şirket,
bilhassa Youtube’da komedi vb. içeriklerin yayımlanması amacıyla
kurulmuştur. Şirketin yüzde yüz ortağı Tuğrul UĞUR’dur. Kendisi öz
kardeşim olduğu için ona güvendim ve bu şirketi de Babala TV’ye
ilişkin bahsettiğim sebeplerle Tuğrul UĞUR adına kurduk. Ancak şirkete
gelen ve şirketten çıkan paralardan ve şirketin gelirlerinden ben de
haberdar edilirdim. Kendisiyle aramızda herhangi bir anlaşmazlık olmadı.
Babala TV şirketine, Gain Medya Anonim Şirketi tarafından çeşitli
parçalar halinde toplam 45 milyon TL tutarındaki ödemeler,
“PİNÇ” ve “Mevzular Açık Mikrofon” isimli programların hak edişlerine
ilişkindir. Benim anlaşma yaptığım dönemde Gain Medya’nın sahibi
Faruk BÜLBÜL’dü. Daha sonra şirket el değiştirdi ve yeni sahipleriyle
yeniden bir anlaşma yapmadık. Şirkete kayyım atanması, şirketin
yeni sahiplerine devredilmesinden sonra gerçekleşmişti. Şirkete TMSF
kayyım atandıktan sonra bize ulaşıldı ve teslim etmediğimiz üç bölüm
soruldu. Biz de kendilerine söz konusu bölümleri çektiğimizi ve Gain
Medya’nın sahibi değiştiği için yeni sahiplerinin bu bölümleri
yayımladığını söyledik. Kayyım heyetiyle de bu yönde mutabık kaldık.
Gain Medya ile olan ticari ilişkilerimize yönelik faturaları ve defter
kayıtlarını avukatlarım aracılığıyla dosyaya sunuyorum.
(Şüpheli müdafii tarafından sunulan 15 sayfadan oluşan fatura ve defter
kaydı dosya arasına alındı.) Emin Altuğ ÖZKAN’a yapılan
25 milyon TL tutarındaki ödemeye ilişkin olarak; biz Gain Medya ile
yaptığımız anlaşma kapsamında yaklaşık 13 milyon TL tutarında peşin ödeme aldık.

"BİLİRKİŞİ TESPİTİ DOĞRU DEĞİL"

Devamında, kalan kısmı karşılamak amacıyla kredi çektik ve
Çekmeköy Ömerli’deki taşınmazı şahıslarımız adına alamadığımız için
Babala TV adına satın alabildik. Her ne kadar raporda krediye ilişkin
herhangi bir bilgi yer almamışsa da kredi hesap numarası
1176-355269’dur. Kredi, Türkiye İş Bankası üzerinden çekilmiştir.
Buna ilişkin evrakları sunacağız. (Şüpheli müdafii tarafından sunulan ve
kredi detaylarına ilişkin dört sayfadan oluşan evrak dosya arasına
alındı.) Raporda taşınmazın satın alınmasına ilişkin olarak belirtilen
hususu, Gain Medya sürecine bağlı şekilde yukarıda anlattım.
Kredi belgelerini de dosyaya sunduk. Bu konuda yeterli hesap
bakiyesinin bulunmadığı yönündeki bilirkişi tespiti doğru değildir.
Hesaba 01/11/2024 tarihinde nakit olarak yatırılan paralarla ilgili
olarak; 6,5 milyon TL tutarındaki parayı, o dönemde ev kredisi,
eve yapılan tadilat masrafları, maaşlar ve vergi borçları arttığı için
ismini vermek istemediğim bir aile dostumuzdan almıştık.
Bu paraları bahsettiğim ödemelerde kullandık. Hesap hareketlerini
dosyaya sunacağız. Paranın nereye gittiği, sunulacak hesap
hareketlerinde görülecektir.

"MEHMET SAİD KÖSE'Yİ İLK DEFA NEZARETHANEDE GÖRDÜM"

Bana sormuş olduğunuz Serhat AYDIN isimli şahsı tanırım. Kendisi,
menajer olarak bildiğim bir şahıstır. Bana birçok konuda yardımcı
olmuştur. Örneğin evimde tadilat yapılacağı zaman kendisine söylerdim
ve tadilat, kendisinin bulduğu kişi veya kişiler tarafından
gerçekleştirilirdi. Aramızdaki para transferleri bu hususlara ilişkindir.
Barış ZÜMRÜT benim eski menajerimdir. Ayrıca Sinerji Etkinlik isimli
şirketin sahibidir. Şirket, bildiğim kadarıyla kapanmıştır. Aramızda para
transferi bulunması hayatın olağan akışına uygundur. Buna ilişkin dekontları
ve faturaları avukatlarım dosyaya sunacaktır. Ercüment KARATAŞ da
menajerlik ve organizasyon işi yapan bir şahıstır. Kendisiyle aramızda
para transferi bulunması, faaliyet gösterdiğimiz sektör itibarıyla hayatın
olağan akışına uygundur. Yeliz KAYA ile bağlantı noktası olarak görünen
Mehmet Said KÖSE’yi ilk defa nezarethanede gördüm. Kendisini daha
önceden tanımıyordum. Menajer olduğunu da bu süreçte öğrendim.
Dolayısıyla raporda tespit edilen ve birinci bağlantı hattı olarak
belirtilen hususlarla ilgili olağan dışı bir durum bulunduğunu düşünmüyorum.

İkinci bağlantı hattı olarak belirtilen ve kardeşim Tuğrul Uğur'un
hesaplarına para gönderdiği iddia edilen Gaye AKIL ve Aytaç KÖSE
isimli şahısları tanımıyorum. Açıkçası bana kısa bir araştırma süresi
verildiği takdirde, bu şahıslara ilişkin hususları da araştırarak
dosyaya sunabilirim. Yine bana sorulan kardeşim Tuğrul UĞUR’un
şahsi hesaplarında hangi işlemleri yaptığını bilmemekteyim.
Şahsi hesaplarını bizzat kendisi yönetirdi. Bu hesaplarda gerçekleşen
işlemlere yönelik olarak bilgim yoktur.

Yukarıda açıkladığım üzere üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum,
bildiğim tüm hususları detaylıca anlattım, serbest bırakılmayı talep ederim."





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:25.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.