![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
*Türk edebiyatı verimleri içinde 16. asırdan itibaren görülmeye başlanan, genellikle âşıklar tarafından, nazım-nesir karışık bir ifade tarzı ile dinleyicilere karşı, saz eşliğinde anlatılarak nesilden nesile intikal eden, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren hikâyelerdir.
*Halkın ortak duygularını yansıtan, anlatma yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyelerdir. *Öykü türünün eski biçimleri olan bu ürünler halkın içinde ve halk diliyle oluşmuştur. *Hikâye türünün en eski örnekleridir. *Destandan modern hikâyeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir. *İlk örneği Dede Korkut Hikâyeleridir. *Genellikle aşk konusunun işlendiği halk hikâyelerinde zaman zaman kahramanlık konularıyla dini konuların işlendiği de görülmüştür. *Nazım-nesir karışık olarak anlatılan bu hikâyelerin gelişip yayılmasında saz şairlerinin önemli bir fonksiyonu vardır. *Hikâyenin kahramanı âşık olur, sevgilisine kavuşma yolunda çeşitli maceralara girer, sonunda kavuşur veya kavuşamaz ama hikâye de orada biter. *Destanlarda böyle kesin bir son mevcut değildir. *Halk hikâyelerinde anlatılan ilişkiler, toplum içi olup, fertler ve tabakalar arasında cereyan eder. *Hikâyelerde olağanüstü özellikler epeyce azalmıştır. *Hikâyeler masallara göre oldukça uzundur. *Halk hikâyeleri daha çok âşıklar tarafından kahvelerde, düğün ve benzeri toplantılarda erkeklere hitap eder. *Halk hikâyelerinin destan döneminin kapanmasından sonra ortaya çıktığı kanaati yaygındır. *Nitekim Türk edebiyatında halk hikâyelerinin en eski örneği sayılan “Dede Korkut Hikâyeleri” de destandan halk hikâyeciliğine geçiş dönemi ürünü olarak kabul edilmektedir. *10. yy'dan itibaren halk hikâyelerinin belki de destandan boşalan yeri doldurmak üzere ortaya çıktığı söylenebilir. *Hikâye kahramanı genelde idealist bir kişiliğe sahiptir. *Halk hikâyelerinin, gerçek hayat olaylarından ayrılan, kendilerine göre bir mantık örgüsü vardır. *Kendi içinde tutarlı bir mantığa dayanmak şartıyla halk hikâyelerinde olmayacak şey yoktur. *Hikâyelerde "aldı sazı eline", "aldı Kerem", "bakalım ne dedi", "deyüp kesti" gibi kalıplaşmış sözler bulunur. *Âşıklar bu hikâyeleri anlatırken, kendi yorumlarını, hayal güçlerini, üsluplarını, jest ve mimiklerini katarak hikâyeyi zenginleştirirler. *Bu yüzden aynı hikâyenin farklı yörelerde farklı varyantlarıyla karşılaşmak mümkündür. *Halk hikâyelerinde mekân unsuru, destan ve masallardakine göre daha belirgin, ancak modern hikâye ve romandakine göre daha yüzeyseldir. *Hikâyelerde geçen olayların gerçekleştiği zaman dilimi çoğunlukla belirsizdir. *Halk hikâyeleri metinleri birer edebî metindir, kurmacadır. *Sanatsal yönü bulunun bu metinlerde dil, şiirsel işleviyle kullanılmıştır. *Bu hikâyelerin anlatımında ilahi bakış açısı kullanılır, yani hikâyenin anlatıcısı hikâyedeki her şeyi bilen bir bakış açısına sahiptir. *”Döşeme” (Dinleyiciyi hikâyeye hazırlamak amacıyla söylenen ve asıl konuyla ilgisi bulunmayan birinci bölüm), “asıl hikâye” ve “dua” bölümlerinden oluşur. Destanlardan Ayrılan Yönleri: *Tarihi bir vakanın olması şart değildir. *Nazım-Nesir karışıktır. Zamanla nesir nazıma üstünlük kazanmıştır. *Şahısların ve olayların anlatılmasında gerçekçiliğe daha çok yer verilmiştir. *Kahramanlıktan çok, aşk maceralarına yer verilmiştir. *Söz konusu edilen olaylar ve kişiler oldukça azalmıştır. *Toplum karşısında anlatılmışlardır. *Değişik bir anlatılma üslup ve geleneği vardır. *Belli yerlerinde tekerleme adı verilen söz kalıpları kullanılmıştır. >Konuları Bakımından Halk Hikâyeleri-1: 1) Aşk Hikâyeleri 2) Kahramanlık Hikâyeleri 3) Aşk ve Kahramanlık Hikâyeleri >Konuları Bakımından Halk Hikâyeleri-2: 1)Aşk Hikâyeleri (Arzu ile Kamber, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Yusuf ile Züleyha, Ercişli Emrah ile Selvihan, Tahir ile Zühre… ) 2)Dini-Tarihi Kahramanlık Hikâyeleri (Hayber Kalesi, Kan Kalesi, Battal Gazi, Danişment Gazi, Köroğlu… ) 3)Destani Halk Hikâyeleri: (Dede Korkut) >Coğrafi Yayılışları Bakımından Halk Hikâyeleri: 1) Anadolu'da Bilinen Halk Hikâyeleri 2) Türk Dünyasının Bir Bölümünde Bilinen Halk Hikâyeleri 3) Türk Dünyasının Genelinde Bilinen Halk Hikâyeleri >Kaynaklarına Göre Halk Hikâyeleri: 1)Türk Kaynaklı: Dede Korkut, Köroğlu, Danişmendname, Kerem ile Aslı, Âşık Garip, Emrah ile Selvihan… 2)Arap Kaynaklı: Yusuf u Züleyha, Ebu Müslim Horasani, Battalname, Leyla ile Mecnun… 3)Hint-İran Kaynaklı: Ferhat ile Şirin… El Haset Min-El Mahrum Kötü Niyetle İyi Murada Varılmaz ! ! ! |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|