![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Bugün bizleri duygulandıran her şey, binlerce yıl önce yaşayan atalarımızı da duygulandırıyor muydu?..
Birkaç bin yıl önce hangi durumlarda utanır, hangi durumlarda kibirlenirdik?.. Hangi olaylar öfkemizi kabartır, hangi olaylar coştururdu?.. İhanet veya sadakat deyince ne anlardık, nelerden tiksinir, nelerden haz duyar, kime dost, kime düşman derdik?.. İnsanlar aşık olur muydu, nefret eder miydi, iyilik ya da kötülük gibi duygulardan söz etmek mümkün olsa bile, anlam ve içerikleri bugünküyle tastamam aynı mıydı?.. Evet, bir insanın hiçbir duygusunun olmaması, hatta bazılarının eksikliği dahi, o insanın ‘insanlığıyla’ ilgili yığınla sorular çağrıştırıyor kafamızda. ‘Makbul’ bir insan sayılıp sayılmayacağını bırak, insanlığı bile tartışma götürür! Oysa ‘duygulu’ olmak iyidir, hoştur, ‘gerçek’ ve ‘asil’ insanlıktır… [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#2 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol![]() |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|