![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Sızlıyorsa yüreğin dünya gailesinden
Yaralı kartalleyin dönüp duran yerlerde Tutsak kanatlarında taşıyarak benleyin Yazılı bir dünya, soğuk, ezici hem de. Eğer ancak kanadıkça yaran atıyorsa Aşkının ışıtmaz olduğunu görüyorsa O biricik yıldızının o yitik ufkunu; Bu tutsak ruhum gibi senin de ruhun sonra. Usanıp o kulluktan, kara, acı, ekmekten Tutup o kürekleri bırakmışsa bir yana Eğilmiş ağlıyorsa sulara bakaraktan Arayarak uzak bir yol sonsuz dalgalarda. Ve korkuyla omuzunda birden farkedip sonra O damgayı hani o demirle vurmuşlar; Titriyorsa vücudun giz tutkularla eğer Üzülüyorsa o kötü kem bakışlardan. Ulu yalnızlıklarda bulmak salt bir yer Gizlemek güzelliğini tüm o hayasızlardan; Kuruyosa dudağın zehiriyle yılanların Kızarıyorsa eğer alnın geçerken düşlerinden. Gözü sendeki o pis o hayasız yabancının; Yürü git korkusuzca; şehirleri ko git, Uzat tut ayaklarını o tozlu yollardan İşte uzak kentler, bizim gözümüzle bak git. Yazılı kayaları gibi tutsak insanlığın Geniş barınaklardır o tarlalar, ormanlar Karanlık adalarla çevrili deniz gibi hür. Yürü elinde çiçekler tarlalar arasından. |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|