![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
Acelecilik; kalbe rahatsızlık veren büyük bir belâ ve ağır bir yüktür, atasözünde de söylendiği gibi:Acele işe Şeytan karışır. Ayrıca acelecılıgın sonu pişmanlık ve fayda görmemek tır.
Gönüllerin iki durumda ızdırap yani acı ve de mahzûn yani ızdırap içinde olabileceğini bilmeyenimiz yoktur. Bunlardan biri; dünyalık yani maddi menfaat istemek, ikincisi de; daha vakti olan bir şeyi vaktinden önce istemektir. Allahü Teâlâ İsrâ Sûresi 11.ayetınde: İnsan, hayırlı işlere duâ eder gibi, hayırsız işlere de duâ eder(sabır ve tahammül göstermez de kendi zararına dua'da bulunur) İnsan ne acelecidir..... Burdan şunu anlıyoruz, Yaradan'ın beyanına göre yaratılan olan bizler istegimizin sonucunu düşünmeden ivedilikle yapılması ve vücuda gelmesini arzuladığımız şeylerde acelecilik yapmakla, O'nun hukmunede aykırı davrandıgımızı akl edemeyiz. Sonradan olacak şeyi vaktinden önce olsun isteriz Sabır ve tahammül ederek, teslim olarak, O'nun emir ve yasaklarını bilerek (yaparak) hakkımızda hayırlı olanı istemektir.., Aslında İnsanoğlunun aceleci olması peşinci olmasından dolayıdı r. Veresiye (sonradan tahsilat) den ziyâde peşin (hemen tahsilat) ister. Yani Âhireti (mukafatı) dünyada ister. Daha büyük hediye veya mukafata önem vermez. Binaenaleyh sözün özü;her işte temenni(işin sonunu düşünerek ihtiyatla) hareket etmeli, çünkü sonraki pişmanlık fayda vermeyeceği Aşikardır. Hadis-i Şerif te de buyruldugu gibi; Her işte Sabır, Allah'tandır. Acele etmek ise Şeytandandır..... Selam ve Duâ ile.... |
|
|
Alıntı Yap |
| Bu Makaleyi Görüntüleyen Şu Anda Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Kayıtlı Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|