![]() |
|
|
|
#1 |
|
Nick kopyalandı!
|
“Refika, gecelerin nuru ruhunda gezer
Erdemi viran ederken güneşi görenler Fecrden sonra hışmını tutamam sükûtun İhaneti gündüzünde gördüm hayatımın Kaç terkedilmişlik uyandı dost gündüzleri Aşk gecelerle sızdı zindanıma Refika Mahzenime vefa seninle geldi bilesin.” Ruz-i vuslatım için heyelanım ol benim Enkazımı leyâle bırak ey gül benizlim Firakın ile sermestim kastetme bâdıma İnfazına alışkınım savur depremini Kıyma çile kasrıma erteleme gecemi Ahu duruşlum, dilberimsin getir hüznümü Gül endamınla ey zincire vur cesedimi Elimden n’olur alma aydınlık kederimi Cefa dileniyor senden kırma keremini Ellerinden hüzün yağdır karartma gecemi Lalezâra döner hücrem sızmışsa hasretin Esrarıyla kanatır gözlerimi hayalin Ruhum acıya seninle tutulur bilesin İncitme artık getir başımın dumanını Nabzım doyunca içsin efkarın şerbetini N’olur getir hücreme hicranın kafesini Urganımı getir fermanını hayalini Ruhumu çölde komayan ey vefalı olan Uzat elini ayrılığın kahretme beni Rıhtımında tutuldum afuruna sevdanın Uğruna nerde gurbetler verdiğim yağmurun Her sevda zemheri bekler kardelen misali Ufkuma tan düşmeden göreyim sehabını Masum bakma ki biçare garip kalmalıyım Derdini andığım her gece savrulmalıyım Aşkınla kandilce alev almalı zindanım Göster didarına ummanın en karasını Ey ahu duruşlum, çevir güneşten ummanı Zindanda bir ben kalayım çevir gözlerini Estir gönlüme gidişinden artan hülyayı Rüzgarıyla her gece sallasın benliğimi Eskimez umutlar yaşlı bir çınar içimde Ruhumun yarasına her sallantın revandır Derdin dünyamın asude yanına dalandır Ey selvi edalım, sallanışınla kanıyor Menekşe ıtır ile açılıyor efganım İnerse gecemin şahikasında gözlerin Veremem efkarımı aşkı ateşbar olan İsteme dumanımı dağıt külümü benim Ruhumu cefaya vuran ey vefalı olan Arus-i gülzarısın kavrulan yüreğimin Ne olur dikenini alma güllerimin Eğrilmemiş başaktan hasat çıkmaz bilirsin Dikensiz çiçeğin bilirsin er solduğunu Ey ahu duruşlum, çek dikenimden elini Ruz-i vuslatım için ateşbarım ol benim Külümü leyâle savur ey al karanfilim Erisin yazımın zifti kandilim ol benim Nurunu bahtıma çevir dolunay benizlim Göster dilzarına en yanığını bozlağın Üstüme nar salan ey ağıdı derman olan Ne zaman sökersin kelepçesini ömrümün Erişemem geceye batmayınca güneşin Şaşkınım her yokuşunu çıkarken ömrümün İniş ve çıkışlar gezer üstünde bahtımın Güneşin madem doğma kararında sevdama Ömrüme sürülmek düşer hasret makamına Ruhum sabahlarda intiharı kuşanmışken Elinden kilit bekler kelepçesi ömrümün Nasırları çelik pranga arayan biriyim Leyliyim dertliyim hasretinle biçareyim Elinde intizar fermanı tutan biriyim Ruşen değilim gece gözlüm hep viraneyim Firakın bir kere ızdıraba vurmuş beni Eğlemez geceleri gümüşten zülüf beni Cemre düştü kalbime bu mevsim bahar mıdır Ruhumda bu kıvranan sabrına kanmak mıdır Dilberim, sabır mı devadır senin derdine Engin denizlerde yorgun yürüyen birine Ne zaman filiz verse sabrımın çiçekleri Senden utanan hisler bahçıvandır içimde O titreyen yüreğimi kemirir gidişin Ne zaman sabır gelse söner hülyan içimde Ruhum cefana vurgun sabrına değil senin Aşığa reva görülen çiledir bilesin Hep viraneyim umman gözlüm ruşen değilim Izdırap dare çekilmiş dervişken içimde Şarkısını süremem dilime ayrılığın Mehtabın muştuları tutuşurken içimde Irağındayım gözlerin akıyor geceme Ne seninleyim şimdi ne sensiz bir diyarda Itır kadar uzakta şiir kadar yakınsın Tut ki firezinde kalmışım aşk tarlasının Umudun uzayan saçlarını tütsüleyen Tutsaklığı ilmek ilmek işlerken beynime Adı sevda olur azad kılan esaretin Martılarla suskun gecelerde hep ağlatan Aşktır zincire vuran beni geceye salan Münzevî çığlıkların zemini oldu kalbim Suların sükutuna adanırken martılar Üryan duyguları taşırken yağmur öteden Kurşun rengine büründü deniz ve akşamlar Urgana tutkun feryatlar gezinir içimde Tenha rıhtımlar ararım sen yokken yanımda Ummanın en karasına sal ey yağmur beni Ne bir yelkenli göreyim ne de ak bir martı İncitmeden bırak dalgasına cesedimi Hazal duruşlum, sararttı güneş zambakları Aşk başımı eğdirmedi gününe gurbetin Nazarındı geceme rüzgarını gönderen Ellerime demetle gül gölgesi getiren Tufan kopunca alevlendi birden hasretin İlkin gölgen geldi geceme sonra hayalin Gelen afetimdi haber saldığın bilirim Üzülme gece gözlüm ben zaten viraneydim Nil kadar yorgun şimdi ufuklara dalışım Dehliz-i keder içinde kaybolmuş seyyahım Ülfetine dilenciyim kapında avare Zehrinle değil senin şerbetinle harabım Ümidime kara çalma geceyle revanım Nedir bu... baharımdaki çetrefil saçların Dertliyim leyliyim kederinle biçareyim Elinde firkat fermanı tutan divaneyim Gurbetin ihtilal olur içimde hasretin Örülmüş yazgıma söyle akrepler girmesin Rengi solmasın gülün söyle hazan düşmesin Dilimden zindan bildiğim o beste gitmesin Üşüşmesin bahtıma söyle prangan ötmesin Muhacir olan biri yine sürgün gitmesin Hüzne isyanımsın gel bu heyelan dinmesin Ahu duruşlum, gecemi yokluyor gözlerin Yar derken efkarım hep gülüyor dikenlerin Al duvaklı arusum gül benizlim yarimsin Tek hüzne ıslanmasın gülsün umman gözlerin Irağında her dem yar der efkarım bilesin Mahzensin baharıma ahımsın kararımsın Irmağıma gün akmasın gecem ağarmasın Nuru sönmüş bahtıma gözlerin kapanmasın |
|
|
Alıntı Yap |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
|
|