![]() |
|
|
Gönderen: Brittle 20 Şubat 2026, 11:27
İnsan bazen hayata değil, hayatın hızına yenilir...Sanırım ben yenildim... Dünyanın benden bağımsız bir ritmi vardı; sabahlar vaktinde oluyor, insanlar büyüyor, yollar uzuyor, başarılar sıralanıyor, hayat akıyordu. Ben ise çoğu zaman o akışın içinde değil, kenarında duruyormuşum gibi hissettim. Sanki herkes başlamış, ilerlemiş, bir yerlere varmıştı da ben geç kalmıştım. En çok bu düşünce yordu beni: Geç kaldın. Neye nasıl geç kaldığımı bilemeden üstelik... Bu cümle zamanla bir fısıltı olmaktan çıktı, içimde yerleşik bir hükme dönüştü. Henüz denemediğim şeyler için bile geç kaldığımı düşündüm. Daha adım atmadan geride kalmış saydım kendimi. Yaşımdan utanır gibi yaşadım bazen; sanki her yıl bir eksikliğin belgesiymiş gibi. Hayatın bir takvimi olduğuna inandırıldık. Belli yaşta başarı, belli yaşta olgunluk, belli yaşta mutluluk… Ve ben o görünmez çizelgenin hiçbir hücresine tam sığamadım. Oysa belki de asıl mesele geç kalmak değildi. Mesele, başkalarının zamanını ölçü alarak kendi varlığımı yargılamaktı. Ben en çok kendimi hırpaladım. Yetişemediğim hayaller için değil sadece, henüz hazır olmadığım şeyler için de. Kendime süreler verdim. Kendime son tarihler koydum. Ve her gecikmede içimde bir şeyleri eksilttim. Bir başkasının başarısını gördüğümde içimdeki saat hızlandı. Bir akranımın tamamladığı bir hayat evresine baktığımda kendi boşluklarımı büyüttüm. Sanki yaşam bir yarıştı ve ben geç fark etmiş bir koşucuydum. Oysa hayatın kendisi bir çizgi değil, bir derinlikti. Ama ben yüzeydeki hızlara takılıp kaldım. Belki gerçekten bazı fırsatları kaçırdım. Belki bazı trenler istasyondan ayrıldı. Fakat beni asıl yaralayan, giden trenler değil; peronda kendime söylediğim sözlerdi. “Geç kaldın.” “Artık olmaz.” “Senin zamanın geçti.” Bu cümleler dışarıdan değil, içimden geldi. Ve insanın kendi sesi, en inandırıcı olandır. Bugün hâlâ bazen aynı hisle uyanıyorum. Hayat sürüyor; ben de sürüyorum. Ama içimde küçük bir boşluk, sanki bir başlangıcı ıskalamışım gibi. Belki de insan hayatın kendisine geç kalmaz. Sadece, kendi zamanını başkalarının kronolojisine teslim edince yabancılaşır. Ben en çok kendimi hırpaladım... Çünkü acele ettim... Çünkü yetişmek istedim... Çünkü kendi mevsimime sabredemedim... Bunu büyük bir fark ediş gibi söylemiyorum... Bir çözüm de sunmuyorum... Sadece şunu kabul ediyorum: Bazı insanlar hızlı açan çiçeklerdir... Bazıları ise geç çiçek açar. Ama toprağın altında beklemek, yok olmak değildir... Belki ben yok değildim... Sadece henüz görünür olmayı beceremedim... Ve belki de hayat, kaçırılmış bir tren değil; henüz binilecek bir yolculuktur. Kimbilir...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
Görüntüleme 50
Yorumlar 4
|
|
|
#2 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol![]() |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#3 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#4 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol![]() |
|
|
Alıntı Yap |
|
|
#5 |
|
Nick kopyalandı!
|
İçerik gizlenmiştir.İçerikleri görebilmek için üye olmalı ve üye girişi yapmalısınız.Giriş Yap Kayıt Ol |
|
|
Alıntı Yap |
| Bu Makaleyi Görüntüleyen Şu Anda Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Kayıtlı Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|