![]() |
Anlatıyor Gibiydim..
İclâl Aydın ‘Oysa ne çok şey anlatıyor gibiyim’ başlıklı yazısında..
Neden zaaflarıma yeniliyordum ? Neden tersini söylediğim halde olumsuz olanı barındırıyordum içimde. Neden cesur olamıyordum kendi yaşamıma karşı? Neden almam gereken acil kararları sürekli erteliyordum ? Neden kendimden uzaklaşıyordum? diye soruyordu kendine… Yatarak okuduğum yazıyı, masa başına geçerek okumaya devam ettim. Bu soruların cevabını bulmaktan ziyade yazının devamını okumak istedim önce. ‘Neden beni yaralamak isteyenlere daha çok açıyordum sinemi?’ sorusunda irkildim. Daha çok mutlu olmak için onlarca sebebim varken ben neden hesabını bitiremiyordum iç burukluğumun?’ satırının altını çizdim ve düşündüm. Bitmeyen ve dinmeyen iç burukluğunun sebebi yaralanmış olmak değil midir ? Acaba yaralayana olan zaafımdan mı yoksa acıya olan merakımdan mı yenilip tükendiğimi ilan etmiştim? Okumaya devam ettim… Yazının en can alıcı paragrafı : ‘Çünkü biliyorum ki öfke geçiyor. Bambaşka hallere bürünüyor duygular. Bir zamanlar uğruna ölürüm sandığın kişiler, olaylar, önemler, utançlar başka bir şeye dönüşüyor… Unutmak üzerine kurulu insan sistemi. Biraz susabilmeyi öğrenmek gerektiğini anladım. Kelimeler çok keskin, çok acıtıcıdır ve kan döker. Bense beni şaşırtacak kadar dövüşçü olup ortalığı kan gölüne çevirebilirim. Ucundan kıyısından ağzımdan çıkanların tesirini gördüğümden bu yana bunu çok tercih etmiyorum. Susulmuş, söylenmemiş çok şeyim var ömrüm boyunca. Oysa ne çok anlatıyor gibiyim… Her zaman frene bastım. Giderek daha çok basıyorum ve daha çok yoruluyorum. Arkamda yaralı bırakmak istemiyorum. Çünkü biliyorum yaralı insan tehlikelidir.’ Yazı bitince benim için artık hiç bir anlamı olmayanları düşündüm... Öfkem geçeli epey zaman oldu. Bir zamanlar adına ille de aşk dediğim duygu bambaşka bir hale bürünürken içimdeki utançla önem yer değiştirmişti bile. Keskin kelimelerle kan dökmek yerine susmayı tercih etmemin bir nedeni vardı elbette… Ardımda yaralı bırakmak istemedim ilk defa. Tehlikesinden korktuğum için değil ilk kez böylesi yaralandığım için belki de. Oysa aylardır ne çok konuşuyor ve ne çok anlatıyor gibiydim söylenmemiş onca sözü üç noktayla saklamaya çalışırken… Frene basmanın ne kadar zor olduğunu ve yorulduğumu çok iyi biliyorum ama hiç pişman değilim. İnsan sisteminin unutmak üzerine kurulu olduğunuysa kabul ettim. Şimdi hayata dair yine dimdik ayakta kalma, kan dökmeden ve can yakmadan yeniden başlama zamanı… B.Edisan.. |
Hepimiz kızgınlıklarımızı, kırgınlıklarımızı, yarım kalmışlıklarımızı taşırız içimizde ve her birimizin bu durumlarda verdiği tepkiler farklı farklıdır.. Yazıyı okuyunca dedim O da ben gibi.. Susarak, sessiz kalarak kendini onarmak bu aslında.. Tüm bu duyguların kaynağından kendini izole ederek bilinçli bir seçimle uzak durmak..
Çok güzeldi @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...].. Paylaşımına sağlık nahifim:sarilan |
Kendimi bulduğum ender yazılardan diyebilirim..
Özellikle Asi ruhumun çok defa beni zorladığı anları bilensiniz.. ''Kelimeler çok keskin, çok acıtıcıdır ve kan döker. Bense beni şaşırtacak kadar dövüşçü olup ortalığı kan gölüne çevirebilirim.'' Bu konuda iyi olsam da..yazara katılıyorum.. ''Arkamda yaralı bırakmak istemiyorum. Çünkü biliyorum yaralı insan tehlikelidir.'' Rica ederim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]:sarilan |
Paylaşım için çok teşekkür ederim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'cım :sarilan
|
Şimdi hayata dair yine dimdik ayakta kalma, kan dökmeden ve can yakmadan yeniden başlama zamanı…
Harika bir paylasım emegine saglık paylaşımın icin tşkler ♥️🌹 |
Sizlerinde emeklerine sağlık @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]:sarilan
Rica ederim.. |
Beğenmenize sevindim:memnun:
Rica ederim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...].. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.